Huzurun Kaynağı Aile

 

 


EVLİLİK VE AİLE HAYATI

Evlenmenin önemi ve kıymeti

Evlilik çok önemlidir. Çünkü, neslin devamı buna bağlıdır. İnsanların ruhen ve bedenen rahat ve huzur içinde yaşamalarında evliliğin, ailenin büyük rolü vardır. Ayrıca evlilik nefsi, bedeni bir ihtiyaçtır. Peygamber efendimiz;

"İslamiyette ruhbanlık yoktur"
"Nikah yapmak benim sünnetimdir. Sünnetimi yapmıyan kimse, benden değildir"
“Bedeni ve maddi güç mevcut iken İslamda evlenmemek şeklinde bir uygulama yoktur.” buyurmuştur.

Peygamber efendimiz nikah yapmağı, yani evlenmeyi teşvik buyururdu. Aileye, evliliğe çok önem verirdi. Bunun için evlenme olgunluğuna erişen, nafakasını temin edebilen kimsenin evlenmesi şarttır.

Bir defasında Resulullah efendimiz gençlere şöyle hitap etti: “ Ey gençler, sizlerden kimin evlenmeye gücü yetiyorsa evlensin. Çünkü evlilik gözü harama bakmaktan sakındırır, haya ve iffeti korur. Evlenme imkanı olmayanlarınız ise oruç tutsun. Oruç şehveti keser.”

“Şerli olanlarınız bekârlarınızdır”

Evlenme vakti gelmesi için önce, dini öğrenmek, nefsi, dine uyar hale getirmek, gönül sahibi olmak, rüştü, aklı olgunlaşmak lazımdır. Ondan sonra, sünneti yerine getirmek niyeti ile evlenir. Zulmetmek korkusu varsa, bunun evlenmesi tahrîmen mekrûh olur. Peygamber efendimizin Eshabının bekar kalmasını istemezdi:”Şerli olanlarınız bekarlarınızdır” “ Allahü teâlâ, harama düşmekten korkarak evlenene mutlaka yardım eder, “ buyururdu.

Açık gezen, mahrem yerlerini erkeklere teşhîr eden kadınların arasına çalışmak zorunda kalarak, nefslerine aldanmakdan, harâm işlemekten korkanların afîf, temiz müslimân kız bulup evlenmesi farz olur. Böyle sıkışık durumda olmayan genclerin, ilim ve ahlâk edinmek için çalışması, ancak hayz ve nifâs bilgilerini öğrendikten sonra evlenmesi uygun olur Buhârâ’da Ahmed bin Hafs isminde bir genç evlenmişti. Birinci gecesi, kız buna, “Hayz ilmini öğrendin mi?” dedi. Hayır deyince, kız “Allahü teâlâ, Kendinizi ve emrinizde olanları ateşden koruyun! buyurdu. Câhil olan nasıl koruyabilir?” dedi. Bu söz gence hoş geldi. Hanımını Allaha emânet ederek, Mervde onbeş sene ilim tahsîl edip imâm-ı Muhammedden de ders aldı. Altı senede de bunları ezberledi. Âlim olarak, zevcesinin yanına döndü. Hocası, buna Ebû Hafs-i kebîr “rahmetullahi teâlâ aleyh” ismini koydu.

Evlenmek istiyen, birkaç defa istihâre etmeli. Hak teâlâya sığınmalı. Nefsin ve kötü kimselerin araya katılmasından koruması için, yalvarmalıdır.

Evlenmek isteyen genç, edebi, hayası, ahlakı olan, dinini, imanını, İslamın şartlarını öğrenmiş, dine uyan, İslamiyetin emrettiği gibi örtünen bir kıza talip olmalıdır. İffet sahibi, dinini kayıran bir kız aramalıdır. Malı çok, güzelliği çok olanı aramamalıdır. Mal için, güzellik için, iffeti ve salahı elden kaçırmamalıdır. Hadîs-i şerîfte, “Kadın, yâ malı için veyâ güzelliği için, yâhud dîni için alınır. Siz dîni olanı alınız! Malı için alan, malına kavuşamaz. Yalnız güzelliği için alan, bundan mahrûm kalır”, buyuruldu.

Peygamber efendimiz şartlar oluştuğunda gençlerin hemen evlendirilmesini, geciktirilmemesini emir buyururlardı:

“Dini yaşayışı ve ahlakı iyi biri kızınıza talip olduğunda ona verin. Vermez geri çevirirseniz, o zaman yer yüzünde fitne ve fesat yayılır”

“Acele etmek, şeytandandır. Beş şey bundan müstesnâdır: Kızını evlendirmek, borcunu ödemek, cenâze hizmetlerini çabuk yapmak, misafiri doyurmak, günah yapınca hemen tevbe etmek” Bir defasında da Hazret-i Ali’ye şöyle buyurdu:

“Yâ Ali! Üç şeyi geciktirme! Namazı evvel vaktinde kıl! Hazırlanmış cenâze namazını hemen kıl! Dul veya kızı, küfvü, dengi isteyince, hemen ver!” Yâni, namazını kılan ve günah işlemiyen ve nafakasını helâlden kazanan birini bulunca, hemen ona ver buyuruldu.

“Kızımı kime vereyim?”

Hazret-i Hasan’a birisi sordu:
- Kızımı çok isteyen var kime vereyim?

Hazret-i Hasan şöyle çevap verdi:

- Sen kızını, dindar güzel ahlaklı birine ver. Böyle bir genç kızını severse ona değer verir, onu hoş tutar. Sevmezse, ona zulmetmez.

Evlenme hususunda Kur’an-ı kerimde mealen şöyle buyurulmaktadır:

“ Aranızdaki bekârları, kölelerinizden ve cariyelerinizden elverişli olanları evlendirin. Eğer bunlar fakir iseler, Allah kendi lütfu ile onları zenginleştirir. Allah, (lütfu) geniş olan ve (her şeyi) bilendir. “(Nur: 32)

“Kaynaşmanız için size kendi (cinsi)nizden eşler yaratıp aranızda sevgi ve merhamet peydâ etmesi de O'nun (varlığının) delillerindendir. Doğrusu bunda, iyi düşünen bir kavim için ibretler vardır.” (Rum: 21)