Duâ ayetleri

365 Gün Dua

 

 



Duâ ayetleri


Her murad için okunacak Kur’an-ı kerimdeki duâ ayetleri


Rabbenâ ve’calnâ muslimeyni leke ve min-zurriyetinâ ummeten muslimeten leke ve erinâ menâsikenâ ve tub aleynâ inneke ente’t-evvâbu’r-rahim.

Rabbenâ ve’b’as fihim resûlen minhum yetlû aheyhim âyâtike ve yuallimu-humu’l-kitâbe ve’l-hikmete ve yuzekkîhim inneke ente’l-azîzu’l-hakîm.

Rabbenâ âtinâ fîd-dunyâ haseneten ve fî-l-âhirati haseneten ve kınâ azâbe’n-nâr.

Rabbenâ velâ tahmil aleynâ ısran kemâ hameltehû alâllezîne min-kablinâ rabbenâ velâ tuhammilnâ mâ-lâ-tâkate lenâ bih, va’fu annâ va’ğfir lenâ ve’r-hamnâ ente mevlânâ fe’n-surnâ alâ’l-kavmil’l-kâfirîn.

Rabbenâ lâtuziğ kulûbenâ ba’de iz-hedeytenâ ve heb lenâ min-ledunke rahmeten inneke ente’l-vehhâb.

Ellezîne yukûlûne rabbenâ innenâ âmennâ fe’ğfir lenâ zunûbenâ ve kınâ azâbe’n-nâr.

Rabbenâ âmennâ bimâ enzelte ve’t-tebâ’nâ’r-rasûle fe’ktubnâ ma’ş-şahidin.

Rabbenâ’ğfir lenâ zunûbenâ ve isrâfenâ fî emrinâ ve sebbit akdâmenâ va’n-surnâ alâ’l-kavmil’-kâfirîn.

Rabbenâ mâ-halakte hâzâ bâtılâ, subhaneke fe-kınâ azâben-nâr.

Rabbenâ inneke men-tudhili’n-nâra fekad ahzeyteh vemâ li’z-zâlimîne min ensâr.

Rabbenâ innenâ semi’nâ munâdiyen yunâdî li’l-îmânî enâminû bi-rabbikum fe-âmennâ rabbenâ fağfir lenâ zunubenâ ve keffir annâ seyyi’âtinâ ve teveffenâ maâ’l-ebrâr.

Rabbenâ ve âtinâ ma-vaadtenâ alâ rusulike velâ tuhzinâ yevme’l-kıyâmeti inneke hâ-tuhlifu’l-mîâd Kaale İsa’bnu Meryeme-allahumme rabbenâ enzil aleynâ mâideten mine’s-semâi tekûnu lenâ îden li-evvelinâ ve âhirinâ ve âyeten minke ve’r-zuknâ ve ente hayru’r-razikîn

Kaalâ rabbenâ zalemnâ enfusenâ ve in-lem-tağfir lenâ ve terhamnâ lenekûmenne mine’l-hâsirîn

Rabbenâ inneke âteyte Fir’avne ve mele’ehû zîneten ve emvâlen fî’l-hayâti’d-dunyâ rabbenâ li-yudillû an-sebîlik, rabbenâ’t-mis alâ emvalihim ve’şdud âlâ kulûbihim felâ yu’minû hattâ yeravu’l-azâbe’l-elîm

Rabbenâ innî eskentu min-zurriyetî bi-vâdin ğayri zî-zar’in inde beytik’l-Muharrami rabbenâ liyukîmû’s-salâte fec’al ef’ideten mine’n-nâsi tehvî ileyhim ve’r-zukhum mine’s-semerâti le’allehum yeşkurûn.

Rabbenâ inneke ta’lemu mâ-nuhfî vemâ nu’lin vemâ yehfâ alâllahi min-şey’in fî’l-ardi velâ fî’s-semâi elhamdu lillâhillezî vehabe lî alâ’l-kiberî ismâîle ve ishaka inne rabbî le-semîu’d-duâ,

Rabbic’alnî mukîma’s-salâti vemin zurriyetî, rabbenâ ve tekabbel duâ,

Rabbenâ’ğfir lî ve livâlideyye ve li’l-mu’minîne yevme yekûmu’l-hisâb.

Rabbenâ âtinâ min-ledunke rahmeten ve heyyi’lenâ min-emrinâ raşadâ.

Rabbenâ heb lenâ min-ezvâzinâ ve zurriyyââtinâ kurrata a’yunin ve’c’alnâ li’l-muttekîne imâmâ.

Rabbenâ’k-şif annâ’l-azâbe innâ mu’minûn.

Rabbenâ aleyke tevekkelnâ ve ileyke enebnâ ve ileyke’l-masîr.

Rabbenâ lâ-tec’alnâ fitneten lillezîne keferû ve’ğfir lenâ rabbenâ inneke ente’l-azîzu’l-hakîm.

Rabbenâ’ğfir lenâ ve li-ihvâninâ’llezîne sebekûnâ bi’l-îmâni velâ tec’al fî kulûbinâ ğilen lillezîne âmenû rabbenâ inneke raûfun rahîm.

Rabbenâ etmim lenâ nûranâ ve’ğfir lenâ inneke alâ kulli şey’in kadîr.



Kur’an-ı kerimdeki duâ ayetlerinin bazılarının manaları


Ey Rabbimiz bize dünya ve ahirette iyilik ver, bizi Cehennem azabından koru! (Bekara 201)

Ey Rabbimiz bize sabır, cesaret ve sebat ver, kâfirlere karşı bize yardım et! (Bekara 250)

Ey Rabbimiz, unutur veya hataya düşersek bizi sorumlu tutma, bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır bir yük yükleme!

Ey Rabbimiz, bize gücümüzün yetmediği işleri de yükleme, bizi affet, bizi bağışla, bize acı, sen bizim Mevlamızsın. Kâfirlere karşı bize yardım et! (Bekara 286)

Ey Rabbimiz, bizi doğru yola ilettikten sonra kalblerimizi kaydırma! [bizi sapıtma] Bize, tarafından rahmet bağışla! Lütfu en bol olan sensin. (A.İmran 8)

Ey Rabbimiz, iman ettik; günahlarımızı bağışla, bizi Cehennem azabından koru. (A.İmran 16)

Ey Rabbimiz, günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlığı bağışla; ayaklarımızı [yolunda] sabit kıl; kâfirlere karşı bizi muzaffer eyle! (A.İmran 147)

Ey Rabbimiz, "Rabbinize inanın" diyen davetçiyi [peygamberi] işittik, hemen iman ettik. Artık bizim günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört, ruhumuzu iyilerle beraber al! Ey Rabbimiz, bize, peygamberlerin vasıtasıyla vâdettiklerini de ikram et ve kıyamette bizi rezil-rüsvay etme; şüphesiz sen vâdinden caymazsın. (A.İmran 193-194)

Ey Rabbimiz, bize çok sabır ver, müslüman olarak canımızı al! (Araf 126)

Ey Rabbim, beni ve neslimi namazı devamlı kılanlardan eyle; duâmı kabul et, kıyamette hesab olunacağı gün beni, ana-babamı ve müminleri bağışla! (İbrahim 40-41)

Ey Rabbim, bana hikmet ver ve beni salihler arasına kat! (Şuara 83)



Secdede duâ


Namaz kılarken secdede duâ edilmez. Ancak bazı nafile namazlarda, secdede iken duâ edilir. Namaz kılmadan da secdeye kapanıp duâ etmek iyi olur. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

“Kulun Rabbine en yakın hali secdede ikendir. Öyle ise, secdede çok duâ edin.”

“Rükû ve secdede duâya gayret edin. Bu duâ kabule layıktır.”

“Secdede 3 kere, Rabbiğfirli diyen secdeden kalkmadan mağfiret olur.”


Vesveseden kurtuluş duâsı

İmam-ı Gazalî hazretleri buyurdu ki:

Her insana musallat olan en az bir şeytan vardır. Şeytanın vereceği vesveselerden korunmaya çalışmalıdır! Şeytan cahillere daha çok musallat olur. Dinini iyi bilene vesvese veremez.

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

“Kanın damarlarda dolaştığı gibi, şeytan da, insanın vücudunda dolaşır. Açlıkla [az yemekle, oruç tutmakla] onun yollarını daraltın!”

“Şeytan, kalbe vesvese verir. Allahü teâlânın ismi söylenince hemen kaçar. Söylenmezse vesvese vermeye devam eder.”

Vesvese, duâ ederek, zikrederek azalır ve yok olur. Bunun için, bilhassa günah işleme meyli olduğu zaman, hemen Allahı hatırlamaya, onu anmaya çalışmalı, istigfar, salevat ve duâ okuyarak şeytanı uzaklaştırmaya çalışmalıdır! Günahlara tevbe etmelidir! Şeytanın vesvesesinden ve sıkıntılardan kurtulmak için, hergün şu duâyı okumalıdır:

“Ya Allah-ür-rakib-ül-hafiz-ür-rahim. Ya Allah-ül-hayy-ül-halim-ülazim-ür-rauf-ül-kerim. Ya Allah-ül-hayy-ül-kayyüm-ül-kaimü ala külli nefsin bima kesebet, hul beyni ve beyne adüvvi!” (22)


İsm-i a’zam duâsı


İsm-i a'zâm duâsı, kesin belli değildir. Peygamber efendimiz, ism-i a'zâm duâsı hakkında bazı işaretler bildirmiştir.

Hz. Âişe vâlidemiz anlatır: Resûlullah, duânın kabul olmasına sebep olan ism-i a'zâmı bilip bilmediğimi sordu. Bilmediğimi söyleyince, “Yâ Âişe onu öğretmek, onunla dünya için birşey istemek uygun olmaz” buyurdu. Kalkıp abdest aldım ve iki rek'at namaz kılıp, “Allahümme innî ed'ûkellah ve ed'ûkerrahmân ve ed'ûkelberrerrahîm ve ed'ûke biesmaikelhusnâ külleha mâ alimetü minhâ ve mâ lem a'lem entagfirelî ve terhamenî” (67/1) duâsını okudum. Gülümsiyerek “İsm-i a'zâm, okuduğun duânın içindedir” buyurdu.

Peygamber efendimiz, “Allahümme innî es-elüke bienne lekelhamde lâ ilâhe illâ ente yâ hannân, yâ mennân, yâ bedîassemâvâti vel erdı, yâ zel-celâli vel-ikrâm” (67/1) okuyan kişiye buyurdu ki:

“İsm-i a'zâmla dilekte bulundun, bununla duâ edilince, o duâ kabûl olur ve bu duâ ile bir dilekte bulununca, dileği yerine gelir.”

Başka bir zaman da, İsm-i a'zâm, "Ve ilâhüküm ilâhün vahid, lâ ilâhe illâ hüverrahmânürrahîm" âyeti ile "Allahü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm" âyeti içindedir” (67/1) buyurdu.

Hazret-i Ali’nin bildirdiği ism-i a’zam duâsı var. “Bu duâya sımsıkı sarılın. Çünkü o Arş-ı a'zamın hazinelerinden bir hazinedir.” buyurduğu duâ şöyle:

"Allahümme innî es'elüke yâ âlimel hafiyye, ve yâ men-is-semâu bikudretihi mebniyye, ve yâ men-il-erdu biizzetihi mudhıyye, ve yâ men-iş-şemsü vel-kameru binûri celâlihi müşrika ve mudıyye ve yâ mukbilen alâ külli nefsin mü'minetin zekiyye ve yâ müsekkine ra'b-el-hâifîne ve ehl-et-takıyye, yâ men havaicul-halki indehü makdıyye, yâ men necâ Yûsüfe min rıkk-il-ubûdiyye, yâ men leyse lehü bevvâbün yûnâdî velâ sâhibun yağşa ve lâ vezîrun yu'tî ve lâ gayruhu rabbün yud'a ve lâ yezdadu alâ kesretil-havaici illâ keremen ve cûden ve sallallahu alâ Muhammedin ve âlihi ve a'tini süâli inneke alâ külli şey'in kadîr." (67/1)

Duâya, e'ûzü besmele, Allahü teâlâya hamdü senâ ve Resûlüne salâtü selâm ile başlamalıdır! Peygamber efendimiz, duâya başlarken, “Sübhâne Rabbiyel aliyyil a'lel vehhâb” derdi. Allahü teâlâ, salevât-ı şerîfeyi kabûl eder. Duânın başı ve sonu kabûl olunca ortasının kabûl olmaması düşünülmez.

Peygamber efendimiz, “Allahü teâlâya günah işlemiyen dil ile duâ edin” buyurdu. Böyle bir dilin nasıl bulunacağı suâl edilince, “Birbirinize duâ edin! Çünkü ne sen onun, ne de o senin dilinle günah işlemiştir” buyurdu. Yine buyurdu ki:” Duânın kabûl olması için iki şey lâzımdır. Duâyı ihlâs ile yapmalıdır. Yediği ve giydiği helâldan olmalıdır. “