Diyanet Hac İlmihali

 

II. İ H R A M

 

Sözlükte hürmet edilmesi gereken bir yere ya da zamana girmek anlamına gelen ihram, hac ibadetiyle ilgili bir terim olarak;[84] bir kimsenin, hac veya  umre ya da hem hac hem umre yapmak niyeti ile, sair zamanlarda helal olan bazı davranışları kendisine haram kılması demektir.[85] Haram kılınan şeylerin neler olduğu "İhram Yasakları" başlığı altında anlatılacaktır.

Hanefî mezhebine göre ihram, haccın geçerli olmasının şartıdır.

Şâfiî ve Mâlikî  mezheplerine göre ihram, haccın rüknüdür.[86]

 

1. İHRAMIN FARZLARI

 

Hanefi mezhebine göre ihramın iki farzı vardır: Niyet etmek ve telbiye getirmek.

 

a) Niyet

 

 İhrama niyet etmek, yapılmak istenen ibadetin umre veya  hac, ya da hem umre hem hac olduğunun kalben belirlenmesi demektir. Bu belirlemenin dil ile de ifade edilmesi müstehaptır.

İhrama giren kimse eğer yalnız hac yapmak istiyorsa,

 اللهم اني اريد الحج فيسره لي و تقبله مني 

"Allah'ım! Haccetmek istiyorum. Onu bana kolaylaştır ve kabul buyur."

Eğer yalnız umre yapmak istiyorsa,

 اللهم اني اريدالعمرة  فيسرها لي و تقبلها مني

"Allah'ım! Haccetmek istiyorum. Onu bana kolaylaştır ve kabul buyur."

Hem hac, hem umre yapmak istiyorsa,

 اللهم اني اريد الحج و العمرة  فيسرهما لي و تقبلهما مني

"Allah'ım! Hac ve umre yapmak istiyorum. Onları bana kolaylaştır ve kabul buyur."

Diye niyet eder ve aşağıda anlatıldığı şekilde telbiye yapar.

 

b) Hacda Niyet Değiştirmek

 

Hanefi, Şafiî ve Malikî mezheplerine göre umre mi haccı mı yoksa umre ve haccı birlikte mi yapacağına karar verip niyet ederek ihrama girdikten sonra artık bu niyeti iptal etmek veya değiştirmek caiz değildir. Niyet edilen haccı veya umreyi niyet edildiği şekliyle tamamlamak vaciptir.[87]

Hanbelî mezhebine göre, ifrat haccına veya kıran haccına niyet eden kimse, tavaf ve sa’y yapmadan önce niyetini feshedip haccı  umreye çevirip  tıraş olarak ihramdan çıkabilir. Daha sonra hac niyeti ile ihrama girerek tavaf, vakfe ve sa’y yapar, böylece temettü haccı yapmış olur.[88]

Hanefi, Malikî  ve Şâfiî mezhepleri, و اتموا الحج و العمرة لله “Hac ve umreyi Allah için  tamamlayın” anlamındaki âyeti delil getirerek haccın feshedilerek umreye dönüştürülmesini  caiz görmemişler ve Hz. Peygamber’in bu konudaki uygulamasının ashaba özgü olduğunu söylemişlerdir.[89]

 

c)Telbiye

Sözlükte emre icabet etmek anlamına gelen "telbiye", bir hac terimi olarak "Lebbeyk" diye başlayan şu cümleleri söylemek demektir:

 لبيك اللهم لبيك لبيك لا شريك لك لبيك ان الحمد والنعمة لك والملك لا شريك لك 

Buyur Allah'ım buyur! Buyur, senin hiçbir ortağın yoktur. Buyur, şüphesiz her türlü övgü, nimet, mülk ve hükümranlık  sana mahsustur. Senin ortağın yoktur ” Peygamberimiz (a.s.) böyle telbiye getirmiştir.[90]

Telbiye, Allah’ı şanına yakışır şekilde öven ve yücelten, kişinin O'na teslimiyetini ifade eden sözlerden oluşmaktadır. Telbiye dil ile söylenmelidir. Kalpten geçirilmesi yeterli değildir. يا رسول الله و ما الحج   يا Ey Allah'ın Elçisi! Hac nedir? Şeklinde yöneltilen bir soruya Peygamberimiz (a.s.),قال العج والثج   "Hac telbiye getirmek ve kurban kesmektir" cevabını vermiştir.[91]

Telbiyenin yüksek sesle getirilmesi sünnettir. Peygamberimiz (a.s.)

اتاني جبريل ان امر اصحابي ان يرفعوا اصواتهم بالاهلال والتلبية 

"Cebrail bana geldi ve ashabıma tehlil ve telbiyeyi yükselse söylemelerini emretmemi bildirdi" buyurmuştur.[92]

 Niyet ve telbiye getiren kimse ihrama girmiş ve ihram yasakları başlamış olur.[93]

Şafiî ve Hanbelî mezheplerine göre telbiye, ihramın farzı değil, sünnetidir. Dolayısıyla bir kimse hacca veya umreye niyet etse fakat telbiye getirmese ihrama girmiş sayılır.

Bir kimse; hangi çeşit hac yapacağını belirlemeden "Allah için ihrama girdim" gibi genel bir ifade kullanırsa ihrama girmiş olur.

ca) Böyle bir kimse tavafa başlamadan önce hangi çeşit hac yapacağını belirlerse niyetine göre hareket eder.

cb) Hangi çeşit hac yapacağını belirlemeden tavafa başlarsa umre yapmış olur. Tavafa başlamış olmak için en az bir şavtın tamamlanması gerekir. Henüz ilk şavtı tamamlamadan terk ederse  tavafa başlamış sayılmaz.

cc) İhrama girdikten sonra tavaf yapmadan doğrudan Arafa'ta gidip vakfe yaparsa ifrad haccı yapmış olur. [94]

cd) Bir kimse; hangi çeşit hac yapacağını belirlemeden "Allah için ihrama girdim" gibi genel bir ifade kullanır, sonra da hac yapmaya niyet ederse temettu haccına niyet etmiş olur.[95]

Şâfiî mezhebine göre hac ve umre ile ilgili menâsikten herhangi birine, meselâ tavafa başlamadan önce niyetteki belirsizliğin giderilmesi gerekir. Aksi halde hac veya umre yapılmış sayılmaz. Çünkü ibadetlerde niyet şarttır.

 

[84] İhram kelimesi mutlak olarak kullanıldığı zaman hac ihramı akla gelmekte ise de, namazın fazlarından olan iftitah tekbiri için de kullanılır. Çünkü bu tekbir getirilmek sureti ile namaz girilmiş ve böylece namaz dışında caiz olan gündelik hayata ait davranışlar, namaz içinde haram kılınmış olmaktadır. İşte bu ayırıma işaret olmak üzere, ihramın terim anlamı verilirken, "Bir fıkıh terimi olarak…"ifadesi yerine, "Hac ibadeti ile ilgili olarak" ifadesini kullanılmıştır.
[85] İbn Hümâm, I, 436. İbn Rüşd, I, 427
[86] Semerkandî, II, 391.
[87] Ali el-Kâri, el-Meslekü’l-Mütekassıt fî’l-Mensekî’l-Mütevassıt, s.123. Dâru’l-Kütxübi’l-Ilmiyye, Beyrut, 1998. (Abdülğanî el-Mekkî’nin İrşâdü’s-Sârî adlı eseriyel bir arada).
[88] İbn Kudame el Makdisi, el-Kâfî fî Fıkhi’l-İmami’l-Mübeccel Ahmede’bn-i Hanbel, I-II, el-Mektabü’l-İslâmî, Beşinci Baskı, Beyrut, 1408/ 1988) II, 396. Ali el-Kâri, s.124. Müslim, Hac, 143; I,885.
[89]
[90] Ebû Dâvûd, Menâsik, 27; No: 1812. II, 404. Tirmizî, Hac, 13. No: 825. III; 187.
[91] İbn Mâce, Menasik, 6. II, 997.
[92] Tirmizî, Hac, 15. No: 829. III, 192.
[93] eş-Şirbînî, II, 233.
[94] el-Kâsânî, II, 163.
[95] İbn Hümâm, II, 445.