SAKINILMASI GEREKEN HARAMLAR

 

 

 

 

Allah Teâlâ’dan başkası üzerine yemin etmek:

Allah Teâlâ, yarattıklarından dilediği üzerine yemîn eder. Kulların ise Allah’tan başkası üzerine yemîn etmeleri câiz değildir. Pek çok insanın ağzında dolaşan sözlerden biri de Allah Teâlâ'dan başkası üzerine yemîn etmektir. Zirâ yeminde, yalnızca Allah Teâlâ'nın layık olduğu bir tür tazim (yüceltme) vardır.

Nitekim İbn-i Ömer'den -Allah ondan ve babasından râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bu konuda şöyle buyurmuştur:

(( أَلاَ إِنَّ اللهَ يَنْهَاكُمْ أَنْ تَحْلِفُوا بِآبَائِكُمْ، مَنْ كَانَ حَالِفًا فَلْيَحْلِفْ بِاللَّهِ أَوْ لِيَصْمُتْ.)) [رواه البخاري]

"Dikkat edin! Allah Teâlâ babalarınız üzerine yemîn etmenizi yasaklıyor. Kim yemîn edecekse, Allah’ın üzerine yemîn etsin ya da sussun."[1]

Yine İbn-i Ömer'den -Allah ondan ve babasından râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:

(( مَنْ حَلَفَ بِغَيْرِ اللَّهِ فَقَدْ أَشْرَكَ.)) [ رواه أحمد وصححه الألباني ]

"Allah’tan başkası üzerine yemîn eden, Allah'a şirk koşmuştur."[2]

Yine, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bu konuda şöyle buyurmuştur:

(( مَنْ حَلَفَ بِالْأَمَانَةِ فَلَيْسَ مِنَّا.)) [ رواه أبو داود وصححه الألباني ]

 "Emânet üzerine yemîn eden, bizden değildir."[3]

Bu sebeple Kâbe, emânet, şeref, Avn putunun, falancanın bereketi, filancanın hayatı, nebinin makamı veya velinin makamı, babalar ve anneler veya çocukların başı üzerine yemîn etmek, câiz değildir. Bu tür yemînlerin hepsi haramdır.

Bunlardan birisiyle yemîn edenin, bu yemînine keffâret olarak "lâ ilâhe illallah" demesidir.

Nitekim sahih bir hadiste Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bu konuda şöyle buyurmuştur:

(( مَنْ حَلَفَ فَقَالَ فِي حَلِفِهِ: وَاللاَّتِ وَالْعُزَّى، فَلْيَقُلْ: لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ.))

[ رواه البخاري ]

"Kim yemîn eder de yemîninde 'Lât ve Uzzâ üzerine yemîn ederim' derse, 'Lâ ilâhe illallah' desin."[4]

Bu konuyla ilgili bazı müslümanların söylediği bazı haram ve şirk sözler vardır. Bu sözlerden bazıları şunlardır:

"Allah’a ve sana sığınırım",

 "Allah’a ve sana güveniyorum",

"Bu, Allah’tan ve sendendir",

"Benim için Allah’tan ve senden başkası yoktur",

"Benim için gökte Allah, yerde sen varsın",

 "Allah ve falan olmasaydı, bu iş olmazdı”,

“Ben İslam’dan uzağım/berîyim”,

"Ey kör tâlihim (şansım)",

(Zamana sövgü içeren her söz de bu kabildendir).

 

Örneğin:

 "Zaman, kötülük zamanıdır",

"Bu, uğursuz bir saattir",

 "Zaman, vefâsız bir zamandır", demek gibi. Çünkü zamana sövmek, zamanı yaratan Allah Teâlâ'ya döner.

"Tabiat/doğa böyle diledi/istedi", demek gibi,

Allah Teâlâ'dan başkasına kulluk içeren her isim de böyledir. Örneğin:

Abdulmesih (Mesih'in kulu),

Abdunnebî (Nebi'nin kulu),

Abdurrasul (Rasûl'ün kulu),

Abdulhüseyin (Hüseyin'in kulu), sözleri gibi.

Yine, Tevhide ters düşen yeni terim ve ibârelerden bazıları da şunlardır:

"İslâm Sosyalizmi",

"İslâm Demokrasisi",

"Halkın irâdesi, Allah’ın irâdesindendir",

"Dîn, Allah’ındır, vatan ise herkesindir",

"Araplık adına!",

"Devrim adına!"

"Kralların kralı (Hükümdarların hükümdarı)",

"Kadıların kadısı (hâkimlerin hâkimi)"

Bu hükümdeki lakapları insanlardan birisine takmak da bu haramlardandır. "Seyyid/efendi" ve bu anlama gelen bir sözü (ister Arapça olsun, isterse başka bir dilde olsun) münâfık ve kâfir için kullanmak,

Kızgınlık ve pişmanlık içeren, şeytanın ameline kapı açan "Keşke" sözünü kullanmak,

"Allahım! Dilersen beni bağışla!" gibi sözler söylemek de, yine haramlardandır.[5]



[1] Buhari, Bkz. Fethu’l-Bârî, 11/530.

[2] İmam Ahmed, 2/125, Bkz. "Sahîhu’l-Câmi'", hadis no: 6204.

[3] Ebu Davud, hadis no: 3253, Bkz. "Silsiletu’l-Ehâdîsis-Sahîha", hadis no: 94.

[4] Buhârî, Bkz. Fethu’l-Bârî, 11/536.

[5] Daha geniş bilgi için Bekr Ebu Zeyd’in “Mu’cemu’l-Menâhil-Lafzıyye” isimli eserine bakınız.