SAKINILMASI GEREKEN HARAMLAR

 

 

 

 

Kadının, şer’i bir gerekçe olmadan kocasından boşanmak istemesi:

Birçok kadın, en ufak bir anlaşmazlık olduğu veya kocası istediği malı kendisine vermediği zaman kocasından hemen boşanma isteğinde bulunur. Kadın, bozguncu bazı akrabaları veya komşularınca yönlendirilmiş olabilir. Bazen de kadın, kocasını sinirlendiren ve onu galeyana getiren sözlerle kocasına meydan okur ve: "Erkeksen beni boşa" der.

Boşanmanın, âilenin dağılması ve çocukların başıboş kalması gibi oldukça kötü sonuçlar doğurduğu bilinen bir şeydir. Belki de kadın, pişmanlığın artık fayda vermeyeceği bir noktada yaptığına pişman olur. Şeriatın bunu haram kılmasındaki hikmet, bu gibi durumlarda ortaya çıkar.

Nitekim Sevban’dan -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bu konuda şöyle buyurmuştur:

(( أَيُّمَا امْرَأَةٍ سَأَلَتْ زَوْجَهَا الطَّلاَقَ مِنْ غَيْرِ مَا بَأْسٍ فَحَرَامٌ عَلَيْهَا رَائِحَةُ الْجَنَّةِ.)) [رواه أحمد]

"(Kocasından ayrılmak için kendisini zorlayan) hiçbir şiddetli sebep olmadığı halde kocasından kendisini boşamasını isteyen kadına cennetin kokusu haramdır."[1]

Yine Ukbe b. Âmir’den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:

(( إِنَّ الْمُخْتَلِعَاتِ وَالْمُنْتَزِعَاتِ هُنَّ الْمُنَافِقَاتُ.)) [رواه الطبراني في المعجم الكبير]

"(Sebepsiz halde) kocalarından kendilerini bırakmalarını ve boşama-larını isteyen kadınlar münâfıklardır (yani içten kocalarına isyankârdırlar, dıştan itaatkârdırlar)."[2]

Kocanın namazını terk etmesi, içki ve uyuşturucu kullanması, kadını haram bir işe zorlaması, ona işkence ederek zulmetmesi veya onu şer’i haklarından alıkoyması gibi dînen geçerli bir gerekçe olur ve kocaya nasihat fayda vermez, düzelmesi için verilen uğraşlar boşa çıkarsa,bu durumda kadının dînini ve kendi nefsini kurtarmak için boşanmak istemesinde bir sakınca yoktur.



[1] Ahmed Müsnedi, 5/277, Bkz. "Sahîhu’l-Câmi’", hadis no: 2703.

[2] Taberânî, "el-Mu'cemu'l-Kebir", 17/339, Bkz. "Sahîhu’l-Câmi’", hadis no: 1934.