SAKINILMASI GEREKEN HARAMLAR

 

 

 

 

Zıhâr[1]:

Zıhâr, müslümanlar arasında yaygın olan eski câhiliye âdetlerinden birisidir.

Örneğin erkeğin, karısına: "Sen bana anamın sırtı gibisin", "Kız kardeşim nasıl bana haram ise, sen de bana öyle haramsın" gibi,çirkin sözler söylemesidir.Kadına zulüm içermesi nedeniyle İslâm bu sözü çirkin olarak görmüştür.

Nitekim Allah Teâlâ bu olayı şöyle nitelendirmiştir:

﴿ ٱلَّذِينَ يُظَٰهِرُونَ مِنكُم مِّن نِّسَآئِهِم مَّا هُنَّ أُمَّهَٰتِهِمۡۖ إِنۡ أُمَّهَٰتُهُمۡ إِلَّا ٱلَّٰٓـِٔي وَلَدۡنَهُمۡۚ وَإِنَّهُمۡ لَيَقُولُونَ مُنكَرٗا مِّنَ ٱلۡقَوۡلِ وَزُورٗاۚ وَإِنَّ ٱللَّهَ لَعَفُوٌّ غَفُورٞ ٢

[سورة المجادلة الآية: ٢]

"İçinizden zıhâr yapanların kadınları, onların anaları değildir.Onların anaları, ancak onları doğuran kadınlardır. Şüphesiz onlar, çirkin bir söz ve yalan söylüyorlar. Şüphesiz Allah çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır."[2]

İslâm, zıhârın keffâretini hatayla adam öldürmenin keffâretine benzer şekilde ağır bir keffaret belirlemiş ve Ramazan’da gündüz (oruçluyken) hanımıyla cinsel ilişkide bulunan kimsenin karşılaması gereken keffârete denk kılmıştır. Karısına zıhâr yapan kimsenin bu keffâreti yerine getirmeden onunla cinsel ilişkiye girmesi câiz değildir.

Nitekim Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:

﴿ وَٱلَّذِينَ يُظَٰهِرُونَ مِن نِّسَآئِهِمۡ ثُمَّ يَعُودُونَ لِمَا قَالُواْ فَتَحۡرِيرُ رَقَبَةٖ مِّن قَبۡلِ أَن يَتَمَآسَّاۚ ذَٰلِكُمۡ تُوعَظُونَ بِهِۦۚ وَٱللَّهُ بِمَا تَعۡمَلُونَ خَبِيرٞ ٣ فَمَن لَّمۡ يَجِدۡ فَصِيَامُ شَهۡرَيۡنِ مُتَتَابِعَيۡنِ مِن قَبۡلِ أَن يَتَمَآسَّاۖ فَمَن لَّمۡ يَسۡتَطِعۡ فَإِطۡعَامُ سِتِّينَ مِسۡكِينٗاۚ ذَٰلِكَ لِتُؤۡمِنُواْ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦۚ وَتِلۡكَ حُدُودُ ٱللَّهِۗ وَلِلۡكَٰفِرِينَ عَذَابٌ أَلِيمٌ ٤ ﴾ [سورة المجادلة الآيتان: ٣-4]

"Eşlerine zıhâr yaparak onlardan ayrılmaya kalkıp da sonra söylediklerin-den dönenlerin, eşleriyle temastan (cinsel ilişkiye girmeden) önce bir köleyi hürriyetine kavuşturmaları gerekir.İşte size emredilen budur.Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.Buna imkân bulamayan kimse, temaslarından önce, iki ay aralıksız oruç tutmalıdır.Buna da gücü yetmeyen altmış fakiri doyurmalıdır.Bu hükümler, Allah’ı ve elçisini tasdik ve onlarla amel edip câhiliye uygulamalarını red etmeniz için konulmuştur.İşte bunlar, Allah’ın sınırlarıdır.Kâfirler için acıklı bir azap vardır."[3]



[1] Zıhâr Arapçada “zahr” (sırt) kelimesinden gelir. Câhiliyye döneminde Araplar arasındaki âdete göre bir adam karısına, “Sen bana anamın sırtı gibisin” derse, karısı ona anasının kendisine haram olması gibi haram sayılırdı. Allah Teâlâ Mücâdele Sûresi: 2. âyetinde bunun böyle olmadığını belirterek zıhârı yasaklamış ve zıhâr yapana da aynı sûrenin 3. ve 4. âyetlerinde zikredilen cezâyı koymuştur. (Çeviren)

[2] Mücâdele Sûresi: 2

[3] Mücâdele Sûresi: 3-4