SAKINILMASI GEREKEN HARAMLAR

 

 

 

 

Malın ayıbını söylememek ve satış sırasında bunu gizlemek:

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bir yiyecek yığınının yanından geçerken elini yığının içerisine daldırmış ve parmaklarına ıslaklık değince şöyle buyurmuştur:

(( يَا صَاحِبَ الطَّعَامِ! مَا هَذَا؟ قَالَ: أَصَابَتْهُ السَّمَاءُ يَا رَسُولَ اللهِ! قَالَ: أَفَلاَ جَعَلْتَهُ فَوْقَ الطَّعَامِ حَتَّى يَرَاهُ النَّاسُ؟ ثُمَّ قَالَ: مَنْ غَشَّ فَلَيْسَ مِنَّا.)) [رواه مسلم]

"Ey yiyeceğin sahibi! Bu nedir?

Adam:

-Ey Allah'ın elçisi! Yağmur değdi, dedi.

Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu:

-Islanan kısmı insanlar görsün diye onu yiyeceğin üstüne koysaydın ya! Bizi kandıran bizden değildir."[1]

Günümüzde, Allah Teâlâ'dan korkmayan birçok satıcı; üzerini yapıştırmak veya sandığın en altına koymak veyahut malı güzel gösteren kimyevî maddeler vb. kullanmak sûretiyle maldaki kusuru gizlemeye çalışır. İşin başında motordaki bozukluğun sesini hissettirmeyen ancak müşteri malı alıp uzaklaştıktan az sonra etkisini kaybeden kimyasal maddeler kullanır. Bazısı da malın son kullanma tarihini değiştirir. Müşterinin mala bakmasına, onu kontrol etmesine veya denemesine engel olur. Araba ve her türlü âletler satan kimselerin çoğu sattıkları malın kusurlarını açıklamazlar. Bu yaptıkları haramdır.

Nitekim Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bu konuda şöyle buyurmuştur:

(( اَلْمُسْلِمُ أَخُو الْمُسْلِمِ لاَ يَحِلُّ لِمُسْلِمٍ بَاعَ مِنْ أَخِيهِ بَيْعًا فِيهِ عَيْبٌ إِلاَّ بَيَّنَهُ لَهُ.)) [رواه ابن ماجه وصححه الألباني]

"Müslüman, müslümanın (dîn) kardeşidir. Kardeşine, kusurlu bir şeyi, kusurunu ona açıklamadan satması helâl olmaz."[2]

Bazı kimseler, açık artırmayla yapılan satışta alıcıya "(Araba için) sana bir yığın demir satıyorum, bir yığın demir..." diyerek sorumluluktan kurtulduğunu zannederler. Bu satış, bereketi Allah tarafından çekilip alınmış bir satıştır.

Nitekim Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bu konuda şöyle buyurmuştur:

(( اَلْبَيِّعَانِ بِالْخِيَارِ مَا لَمْ يَتَفَرَّقَا، فَإِنْ صَدَقَا وَبَيَّنَا بُورِكَ لَهُمَا فِي بَيْعِهِمَا، وَإِنْ كَذَبَا وَكَتَمَا مُحِقَتْ بَرَكَةُ بَيْعِهِمَا.)) [رواه البخاري]

"Alıcı ile satıcı, (alışverişin yapıldığı yerden) ayrılmadıkça vazgeçme hakkına sahiptir. Eğer (her iki taraf) doğru söyler ve gerçeği açıklarsa, satışları bereketli kılınır. Yok eğer yalan söyler ve gerçeği gizlerlerse, satışlarının bereketi kaldırılır."[3]



[1] Müslim, 1/99.

[2] İbn-i Mâce, 2/754, Bkz. "Sahîhu’l-Câmi’", hadis no: 6705.

[3] Buhari, Bkz. "Fethu’l-Bârî", 4/328.