SAKINILMASI GEREKEN HARAMLAR

 

 

 

 

İşini tam olarak yerine getirdiği halde işçiye ücretini ödememek:

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- işçiye hakkının bir an önce verilmesini teşvik etmiş ve şöyle buyurmuştur:

((أَعْطُوا الْأَجِيرَ أَجْرَهُ قَبْلَ أَنْ يَجِفَّ عَرَقُهُ.))[رواه ابن ماجه وصححه الألباني]

"Ücretliye (işçiye) hakkını, teri kurumadan önce verin."[1]

Çalışanlara, işçi ve memurlara haklarının verilmemesi, müslüman toplumlar arasında yaşanan haksızlık türlerinden birisidir.

Bunun çeşitli şekilleri vardır:

- İş sahibinin, çalışanın hakkını tamamen inkâr etmesi ve çalışanın da elinde hiçbir delil olmaması.Bunun hakkı dünyada kaybolsa bile, kıyâmet günü Allah katında asla kaybolmaz. Zâlim, mazlumun malını yemiş olarak gelir. Zâlimin sevaplarından alınır ve mazluma verilir. Sevapları biterse, mazlumun günahlarından alınarak zâlime yüklenir. Sonra da zâlim cehenneme atılır.

-İşverenin,çalışanına hakkını vermekte cimri davranması ve ücretini tam olarak vermemesi, haksız yere kesinti yapması.

Oysa Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:

﴿ وَيۡلٞ لِّلۡمُطَفِّفِينَ ١ ٱلَّذِينَ إِذَا ٱكۡتَالُواْ عَلَى ٱلنَّاسِ يَسۡتَوۡفُونَ ٢ وَإِذَا كَالُوهُمۡ أَو وَّزَنُوهُمۡ يُخۡسِرُونَ ٣ ﴾ [سورة المطففين الآيات: ١ ٣]

"Ölçü ve tartıda hile yapanlara yazıklar olsun! Onlar ki satın alırken haklarını tam olarak alırlar. Fakat kendileri başkalarına satarken, ölçüp tartarken eksik yaparlar, hîle karıştırırlar."[2]

Bunun örneklerinden birisi de, bazı işverenlerin ülke dışından işçi getirdiklerinde yaptıklarıdır.Kimisi, onlarla belirli bir ücret üzerine anlaşır. Kendisinin kefâletine girip işe başlayınca iş akdini alarak daha düşük ücretlerle değiştirir. İşçiler, istemeyerek onun yanında çalışmak zorunda kalırlar. Onlar da haklarını ispat etmeye güçleri yetmezler ve şikâyetlerini Allah’a havâle ederler. Şayet zâlim işveren müslüman,işçi de kâfir ise,bu hareketi (hakkını vermemesi), işçiyi Allah'ın yolundan alıkoymasına (müslüman olmamasına) ve onun günahını yüklenmesine sebep olur.

-İşverenin, işçiye ek işler yükleyip ya da çalışma süresini uzatıp karşılığında esas ücreti vermek ve ek iş (mesâi) ücretini vermemek.

-İşverenin,çalışanı oyalayarak uzun uğraşlar,koşuşturmalar, şikâyetler ve mahkemelerden sonra parasını ödemesi.İşverenin ödemeyi geciktirmekteki kastı işçinin bıkıp hakkını aramayı bırakması ve almaktan vazgeçmesi olabilir veya işçilerin paralarını kullanarak bundan faydalanmak isteyebilir.Bazıları da bu paraları fâize yatırır.Yoksul işçi ise günlük yiyeceğini, kendileri için gurbete çıktığı muhtaç âilesine ve çocuklarına göndereceği parayı bulamaz.

Acıklı bir günün azabına uğradıkları zaman o zâlimlerin vay haline!

Ebu Hureyre'den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:

(( قَالَ اللهُ تَعَالَى: ثَلاَثَةٌ أَنَا خَصْمُهُمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ: رَجُلٌ أَعْطَى بِي ثُمَّ غَدَرَ، وَرَجُلٌ بَاعَ حُرًّا فَأَكَلَ ثَمَنَهُ، وَرَجُلٌ اسْتَأْجَرَ أَجِيرًا فَاسْتَوْفَى مِنْهُ وَلَمْ يُعْطِهِ أَجْرَهُ.))

[رواه البخاري]

"Allah Teâlâ buyurdu ki:

-Ben, kıyâmet günü şu üç sınıf insanın hasmıyım (düşmanıyım): Söz verip benim adıma yemîn eden, sonra da yemîninden dönen kimse, hür birisini köle olarak satıp parasını yiyen, işçi tutup işini gördüren, fakat onun ücretini vermeyen."[3]



[1] İbn-i Mâce, 2/817, Bkz. "Sahîhu’l-Câmi’", hadis no: 1493.

[2] Mutaffifîn Sûresi: 1-3

[3] Buhârî, Bkz "Fethu’l-Bârî": 4/447.