SAKINILMASI GEREKEN HARAMLAR

 

 

 

 

Hibe ve bağış konusunda evlatları arasında âdil davranmamak:

Bazı insanlar, hibe ve bağış konusunda çocuklarından bir kısmını diğerlerinden kasıtlı olarak ayrı tutarlar. Bu çocuklardan birisinin -hastalık ve borç gibi nedenlerden dolayı- ihtiyacı olup diğerlerinin olmaması, örneğin Kur’an ezberine karşılık onu ödüllendirmesi, iş bulamaması, kalabalık bir âileye sahip olması, ilim talebiyle meşgul olması ve benzeri sebepler gibi şer’i bir gerekçe yoksa -tercihli görüşe göre- bu davranış haramdır.[1]

Babanın,çocuklarından birisine şer’i bir gerekçeyle bağışta bulunurken, bağışta bulunmadığı diğer çocuğuna da ihtiyacı olduğu takdirde aynı şekilde bağışta bulunmaya ve birincisine verdiği gibi ona da vereceğine niyet etmesi gerekir.

Bunun genel delili, Allah Teâlâ’nın şu sözüdür:

﴿ ... ٱعۡدِلُواْ هُوَ أَقۡرَبُ لِلتَّقۡوَىٰۖ وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَۚ ...﴾ [سورة المائدة من الآية: ٨]

"Âdil davranın! Bu takvâya daha yakın olandır. Ve Allah’tan hakkıyla korkun." [2]

Bu konuyla doğrudan alakalı delil olmasa da, Nu'man b. Beşir’den -Allah ondan ve babasından râzı olsun- gelen rivâyettir. Babası onu Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-‘e getirip şöyle dedi:

(( إِنِّي نَحَلْتُ ابْنِي هَذَا غُلاَمًا، فَقَالَ: أَكُلَّ وَلَدِكَ نَحَلْتَ مِثْلَهُ؟ قَالَ: لاَ، قَالَ: فَارْجِعْهُ.)) [رواه البخاري]

"Ben, bu oğluma bir köle bağışladım.[3]

Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-:

- Bütün çocuklarına aynısını bağışladın mı? Diye sordu.

Babası:

- Hayır, deyince, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-:

- Onu geri al, buyurdu."[4]

Başka bir rivâyette Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:

(( فَاتَّقُوا اللهَ وَاعْدِلُوا بَيْنَ أَوْلَادِكُمْ قَالَ فَرَجَعَ فَرَدَّ عَطِيَّتَهُ.)) [رواه البخاري]

"Allah’tan hakkıyla korkun ve çocuklarınız arasında âdil davranın."

Numan b. Beşir -Allah ondan ve babasından râzı olsun- dedi ki:

"(Babam) döndü ve verdiğini geri aldı."[5]

Bir rivâyette de Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:

((فَلاَ تُشْهِدْنِي إِذًا؛ فَإِنِّي لاَ أَشْهَدُ عَلَى جَوْرٍ.)) [رواه مسلم]

"Öyleyse beni şâhit tutma. Çünkü ben haksızlığa şâhitlik etmem."[6]

Erkeğe -mirasta olduğu gibi- iki kadın nasibi verilir. Bu, İmam Ahmed'in -Allah ona rahmet etsin- görüşüdür. [7]

Bazı âilelerin hallerine bakan kimse, babaların, Allah’tan korkmadan çocuklarından bir kısmını, verdikleri bağışlarla diğerlerinden üstün tuttuklarını görür. Böylelikle, çocukların birbirlerinden nefret etmelerine, aralarına kin ve düşmanlık girmesine sebep olurlar.

Örneğin; çocuklarından birisine amcalarına benzediği için verir, diğerine dayılarına benzediği için vermez veya iki eşinden birisinin çocuklarına, diğerinin çocuklarına vermediğini verir. Birisinin çocuklarını özel okullara gönderirken, diğerinin çocuklarını göndermez.Bu ayrım kendisine ileride dönecektir.Çünkü çoğunlukla, mahrum bırakılan çocuk, ileride babasına iyi davranmaz. Bağışta, çocukları arasında ayırım yapan kişi hakkında Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:

(( أَلَيْسَ يَسُرُّكَ أَنْ يَكُونُوا إِلَيْكَ فِي الْبِرِّ سَوَاءً؟))[رواه أحمد وصححه الألباني]

"Onların, sana karşı iyi davranmada eşit olmaları seni sevindirmez mi?"[8]


[1] Bu konuda genel olarak, çocuğun gücünün yetmemesi ve babanın imkanının olması durumunda nafaka türünden yapılan bağış mübahtır. (Abdulaziz b. Baz)

[2] Mâide Sûresi: 8

[3] Yani kendisinin olan bir köleyi ona karşılıksız olarak verir.

[4] Buhârî, Bkz. "Fethu’l-Bârî": 5/211.

[5] Buhârî, Bkz. "Fethu’l-Bârî": 5/211.

[6] Müslim, 3/1243

[7] Ebu Dâvud, "Mesâilu'l-İmam Ahmed", s: 204, İmam İbn-i Kayyim, Ebu Dâud'a olan hâşiyesinde bu meseleyi açık bir şekilde tahkik etmiştir.

[8] Ahmed Müsnedi, 4/269, Bkz. Müslim, hadis no: 1623.