SAKINILMASI GEREKEN HARAMLAR

 

 

 

 

İdrar sıçrantısından sakınmamak:

Bu şeriatın güzel yönlerinden birisi de, insan hayatını düzenleyen her şeyi getirmiş olmasıdır. Bunlardan birisi de necâsetin/pisliğin ortadan kaldırılması, yok edilmesidir. Bunun için "istincâ"[1] ve "isticmâr"[2] meşru kılınmış ve bu şekilde necâsetten temizlenmenin ve arınmanın nasıl yapılacağı açıklanmıştır.

Bazı insanlar (tuvâletten sonra) pisliğin temizlenmesinde gevşek davranırlar. Bu da, elbise veya vücudun necis olmasına, dolayısıyla kıldığı namazın geçersiz olmasına neden olur. Oysa Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- (bir gün) Medine'de bir hurma bahçesinden geçerken kabirlerinde azap çekmekte olan iki insanın sesini işitti. Bunun üzerine Nebi  -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu:

 (( يُعَذَّبَانِ، وَمَا يُعَذَّبَانِ فِي كَبِيرٍ! ثُمَّ قَالَ: بَلَى، [ وفي رواية:  وَإِنَّهُ لَكَبِيرٌ ] كَانَ أَحَدُهُمَا لاَ يَسْتَتِرُ مِنْ بَوْلِهِ، وَكَانَ الْآخَرُ يَمْشِي بِالنَّمِيمَةِ، ثُمَّ دَعَا بِجَرِيدَةٍ فَكَسَرَهَا كِسْرَتَيْنِ فَوَضَعَ عَلَى كُلِّ قَبْرٍ مِنْهُمَا كِسْرَةً، فَقِيلَ لَهُ يَا رَسُولَ اللَّهِ! لِمَ فَعَلْتَ هَذَا؟ قَالَ: لَعَلَّهُ أَنْ يُخَفَّفَ عَنْهُمَا مَا لَمْ تَيْبَسَا أَوْ إِلَى أَنْ يَيْبَسَا.)) [رواه البخاري]

"Bu ikisi azap çekiyorlar. Çektikleri azap da büyük bir şey değildir (kolay olan, fakat ondan korunmaları nefislerine zor gelen bir şey idi.) (Başka bir rivâyette: Oysa o şey, büyük günah idi.)

Sonra şöyle buyurdu:

- Evet! Onlardan birisi, idrar sıçrantısına karşı korunmaz, diğeri ise (insanlar arasında) laf getirip-götürürdü.

Nebi-sallallahu aleyhi ve sellem- sonra yaprağı olmayan yaş bir hurma dalı isteyerek onu ikiye ayırdı. Bir parçasını birinin üzerine dikti, diğerini de öbürünün üzerine dikti. Bunun üzerine sahâbe:

- Bunu niçin böyle yaptın ey Allah'ın elçisi? Dediler.

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdu ki:

- Bu iki dal, kurumadıkça veya kuruyuncaya kadar o ikisinden azabın hafifletilmesini ümit ederim."[3]

Hatta, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle haber vermiştir.

(( أَكْثَرُ عَذَابِ الْقَبْرِ فِي الْبَوْلِ.)) [رواه أحمد وصححه الألباني]

 "Kabir azabının çoğu, idrar sebebiyledir."[4]

İdrarı kesilmeden aceleyle kalkmak, üzerine idrar sıçrayacak şekilde veya böyle bir yerde bilerek idrarını yapmak, istincâ veya isticmârı terk etmek veya gereği gibi yapmamak, idrar sıçrantısına sakınmamaya girer.

Çağımızda kâfirlere benzeme öyle bir noktaya ulaştı ki, bazı tuvâletlerde duvarlara monte edilen ve etrafı açık, idrar ihtiyacını giderme yerleri bulunur olmuştur. Kişi oraya giderek utanmadan,giren ve çıkanın gözleri önünde idrarını yapmakta, sonra da elbisesini kaldırıp necâset olan idrarın üzerine giymektedir. Böylelikle çirkin ve haram olan iki işi birlikte yapmış olur.

 

Birincisi:Avretini,insanların görmesinden korumamış,

İkincisi ise; idrarından temizlenip arınmamıştır.



[1] Tuvâlet ihtiyacını giderdikten sonra ön ve arkadaki pisliği su ile temizlemektir. (Çeviren)

[2] Tuvâlet ihtiyacını giderdikten sonra ön ve arkadaki pisliği taş ve benzeri şeylerle temizlemektir. (Çeviren)

[3] Buhârî, Bkz. "Fethu’l-Bârî": 1/317.

[4] Ahmed Müsned, 2/326, Bkz "Sahîhu’l-Câmi’", hadis no: 1213.