İSLÂM'DA HELÂLLER VE HARAMLAR

 

 

 

 

ABDEST BÖLÜMÜ

 

72. : Abdestin İcablarından Birini Terketmek

 

Taberâni'nin “Kebir” indeki rivayetinde Resûl-i Ekrem:

“Abdest alırken parmaklarının aralarını su ile hilallamayan kim­senin, kıyamet günü Allahu Teâlâ parmaklarını ateş ile aralayıp hilallar.”[1], buyurmuştur.

Ayrıca Taberânî “Evsat” ve “Kebir”inde İbn Mesûd (ra.) e mev­kuf olarak,

“Ya parmaklarmızın aralarını yıkamakta mübalâğa edersiniz yahut da cehennem onları yakmakta mübalâğa eder.”[2] şeklinde rivayet etmiştir.

Yine Taberâni'nin “Kebir” inde mevkuf olarak gelen diğer riva­yet, “Beş parmağınızı hilâli ayınız ki, Allahu Teâlâ (kıyamet günü) aralarını cehennem ateşi ile hilâllamasın” [3], şeklindedir.

Buhâri ile Müslim'in Ebû Hureyre (r.a.) den rivayetlerinde, şöy­le demiştir:

“Resûl-i Ekrem, abdest alan bir adamın, topuklarını yıkamadığı­nı görünce:

“Cehennemde yanacak ökçelere yazık.”[4], buyurdu. Buhâri ile Müslim'de aynı mealde başka bir rivayet yolu da vardır. Ayrıca,

 “Cehennemde yanacak ökçe damarlarına yazık.”[5] buyurulmuştur.

Yine Ahmed'in mevkuf, Taberâni'nin “Kebir” inde merfû ve Huzeyme'nin “Sahihindeki rivayetlerinde,

“Ateşde yanacak ökçe ve ayak altı boşluklarına yazık.” [6]buyurulmuştur.

Taberâni'nin diğer bir rivayetinde (ki râvileri arasında İbn Luhay'a vardır.) Bu zatın Ebû'l-Heysem'den rivayetinde, diyor ki:

“Bir gün abdest alırken Resûl-i Ekrem beni gördü ve:

“Ey Ebû'I-Heysem, ayağın alt boşluğuna dikkat et.”[7], bu­yurdu.

Müslim ve Ebû Davud'un rivayetlerinde (lâfız Ebû Davud'un­dur), ayrıca Neseî ile İbn Mâce, Buhârî ve diğerlerinin rivayetlerin­de; abdest alan bazı kimselerin ökçelerini kuru gören Resûl-i Ekrem:

“Cehennemde yanacak ökçelere yazık. Abdesti güzel alın.”[8] buyurdu.

Ahmed'in Sahih sened ile rivayetinde; Resûl-i Ekrem bir namaz­da Rûm süresini okurken iltibas vaki oldu ve:

“Şeytanın, kıraatte bizi iltibasa düşürmesi, bazı kimselerin abdestsiz olarak namaza gelmelerindendir. Namaza geldiğiniz vakit güzelce abdest alın.”[9], buyurdu. Bu hususta Ahmed'in aynı me­alde bir rivayeti daha vardır.

İbn Mace’nin ceyyid sened ile rivayetinde Resûl-i Ekrem:

“Sizden biriniz Allahu Teâlâ'nın emrettiği şekilde, yüzünü, dir­seklere kadar el ve kollarını güzelce yıkayıp, başını meshedip ayak­larını ökçe kemiklerine kadar yıkamak suretiyle abdestini güzelce almadıkça namazı tamam olmaz.” [10]buyurmuştur.

Ahmed ve Taberânî'nin lâbeis sened ile tahriçlerinde, Resûl-i Ekrem Ashâb'ın yanına geldi ve:

“Ümmetimden hilâllayanlar ne güzeldirler.” buyurdu. Resûl-i Ekrem'e:

“Bunlar kimlerdir?” diye sordular, O:

“Abdest ve yemekte parmaklarını hilâllayıp aralayanlardır.”[11], buyurdu.

Abdestin hilâli ağız ve buruna su vermek ve ayrıca parmak ara­larını yıkamaktır. Yemeğin hilâli ise, yemekten sonra dişleri temiz­lemektir. Zira melekleri en çok inciten şey, dişleri temizlemeden na­maza durmaktır.

Tembih: Bu hadîslerden, abdest alırken el ve ayaklarında yıkan­mamış yer bırakanlar hakkında şiddetli veidin bulunduğu anlaşıl­mıştır. Abdestte yıkanması ve meshedilmesi gereken diğer azalar da aynı hükümdedir. Bunlardaki kusur da ye dahildir. Hem ne kadar bu hususta şimdiye kadar kimse bir şey söylememişse de hadislerdeki veid, onlara da şâmildir.[12]


 

[1] Mecmeu'z-Zevaid ve Menbeu'l-Fevaid, 1/236 (Taberâni'nin “Kebir”indeki ri­vayetinden naklen).

[2] Mecmeu'z-Zevâid vb Menbeu’l-Fevaid, 1/236 (Taberâni'nin “Kebir” ve “Evsat”ındaki rivayetlerinden naklen).

[3] Mecmeu's-Zevâid ve Menbeu'l-Fevaid, 1/236 (Taberani'nin “Kebir”indeki ri­vayetinden naklen).

[4] Sahihu'l-Buhâri, Kitabul-ilm; Safaihu Müslim,  1/215; Sünenü't-Tirmizi, 1/58; Sünenü İbn Mace, 1/154, 155.

[5] Sünenü İbn Mace, 1/154, 155; Sahihu Müslim, 1/215.

[6] Sünenü't-Tirmizi, 1/59; Mecmeu'z-Zevaid ve Menbeu’l-Fevaid,1/240 (Ahmed ve Taberani’nin rivayetlerinden naklen);

[7] Mecmeu'z-Zevaid ve Menbeu'l-Fevaid, 1/240 (Taberani'nin “Kebir”indeki ri­vayetinden naklen).

[8] Sahihu Müslim, 1/214; Sünenü Ebi Davûd, 1/24; Sünenü İbn Mace. 1/154; Sünenü'n-Nesei, 1/78.

[9] Mecmeu'z-Zevaid ve Menbeu'l-Fevâid,  1/241  (Ahmed’in rivayetinden nak­len).

[10] Sünenü İbn Mace, 1/156.

[11] Mecmeu'z-Zevaid ve Menbeu’l-Fevâid, 1/235 (Taberânî'nin rivayetinden naklen).

[12] İbn Hacer El-Heytemi, “Ez’zevacir An İktirafil-Kebâir” İslâm'da Helâller Ve Haramlar “Büyük Günahlar”-I, Kayıhan Yayınevi, İstanbul, 1970: 344-346.