İSLÂM'DA HELÂLLER VE HARAMLAR

 

 

 

 

ÖLÜ TOPRAĞI İHYA BABI

 

229. : Haram Olduğunu Söyleyenler İçin Arafa, Mina Ve Müzdelife'de İnşaat Yapmak

 

Bu mukaddes yerlerde inşaatı haram kabul edenler için, bura­larda inşaat yapmanın kebâirden olduğu aşikârdır. Çünkü, bu, arazi gasbetmek kabilindendir ki, dir. Haram olduğunu kabul ede­rek buralarda inşaat yapanlar, arazi gasbı ile ilgili bütün veidleri haketmiş olurlar.[1]

 

230. : Herkese Serbest Ve Mubah Olan Yol, Mescid, Kervansaray, Medrese Gibi Yerlerden İnsanları Menetmek

 

Bu gibi yerlerden meşru şekilde faydalanması için bir adamı me­netmek, gasbe benzediği için, den olması yakışır. Bu, tıpkı in­sanı kendi mülkünden menetmeye benzer. Bunun için bu da dir.[2]

 

231. : Mülkünün Ve Dükkânının Önünde de Olsa Ammeye Ait Yolu Kiraya Verip Ondan Ücret Almak

 

Bütün imamlarımız bunun fısk ve sapıklık olduğunu söylemişler­dir. Bunun için Ezra'î, “Bazı hükümet erkânının böyle ammenin ge­lip geçeceği ana caddeleri kiraya verip para almalarına şaşarım? Bunlar Allah'ın huzuruna nasıl varacaklardır?” demiştir.[3]

 

232.: Herkese Mubah Olan Bir Suyu Zabtedip Gelip Geçen Yolculara Vermemek

 

Buhâri ile Müslim'in Ebû HureyreradıyAllahuanh'den rivayetle­rinde Resûl-i Ekrem:

Üç kimse vardır ki, Allah kıyamet gününde onlara bakmaz, on­ları temize çıkarmaz, onlar için elem verici bir azâb vardır.

(Birincisi) bir kişidir ki, onun yol üzerinde ihtiyacından fazla suyu bulunur da onu yolculardan esirger.

(İkincisi) bir adamdır ki, o da devlet reisi­ne yalnız dünyalık İçin biat eder de, devlet reisi dünyalık verirse hoş­lanır, vermezse öfkelenir.

(Üçüncüsü) şu adamdır ki, bu da (ticâret) eşyasını ikindiden sonra pazara çıkarır ve:

“Kendisinden başka İlâh olmayan Allah'a yemîn ederim ki, bu mala ben, emin ol, şöyle böyle para verdim” der ve müşteri de onu tasdik eder.” buyurmuştur.

Resûl-i Ekrem bundan sonra: “Onlar ki Allah'ın ahdini ve kendi yeminlerini az bir para ile satarlar...”[4] âyetini okudu.[5]

Tembih: Herkese mubah olan bir suyu zabtedip gelip geçen yol­culara vermemenin kebâirden olduğu bu hadîsin sarahatinden anla­şılmaktadır. Bunun için çokları, kesin olarak bunu den say­mışlardır. Ancak şiddetli zarara sebep olması ile kayıtlanması lâzım­dır. Yoksa az bir zarar verecekse, den sayılmaz.[6]


 

[1] İbn Hacer El-Heytemi, “Ez’zevacir An İktirafil-Kebâir” İslâm'da Helâller Ve Haramlar “Büyük Günahlar”-I, Kayıhan Yayınevi, İstanbul, 1970: 773.

[2] İbn Hacer El-Heytemi, “Ez’zevacir An İktirafil-Kebâir” İslâm'da Helâller Ve Haramlar “Büyük Günahlar”-I, Kayıhan Yayınevi, İstanbul, 1970: 778.

[3] İbn Hacer El-Heytemi, “Ez’zevacir An İktirafil-Kebâir” İslâm'da Helâller Ve Haramlar “Büyük Günahlar”-I, Kayıhan Yayınevi, İstanbul, 1970: 779.

[4] Al-i İmran: 3/77.

[5] Hadis yukarda geçmiştir.

[6] İbn Hacer El-Heytemi, “Ez’zevacir An İktirafil-Kebâir” İslâm'da Helâller Ve Haramlar “Büyük Günahlar”-I, Kayıhan Yayınevi, İstanbul, 1970: 779-780.