ÖRNEK BİR İSLÂM ANAYASASI VE HÜKÜMLERİ

Muasır İslâm hukukçuları da İslâm anayasa hukuku ile ilgili önemli çalışmalar yapmışlardır. Biz konu ile ilgili araştırmaları kısaca özetleyecek, sonra da Avrupa İslâm Konseyi tarafından hazırlanan örnek bir İslâm Anayasasının tam metnini zikredeceğiz. Kanaatimize göre, hem mukayeseli hukuk alanında çalışanlar açısından ve hem de hukuk tarihi açısından, konu ile ilgilenen hukukçu ve ilim adamlarına yararlı olacaktır. Modern Türk hukukçusunun böylesine önemli hukuki gelişmelerden habersiz olması düşünülemez.

MUASIR İSLÂM HUKUKÇULARININ KONUYLA İLGİLİ ÇALIŞMALARI

Konuyla ilgili ilk ciddi teşebbüs, 21 - 24 Ocak 1951 tarihinde Karaçi'de Seyyid Süleyman Nedvî başkanlığında toplanan ve içlerinde büyük İslâm âlimi Mevdudî'nin de bulunduğu 31 üyeden meydana gelen bir komisyon tarafından gerçekleştirilmiştir. Komisyonun çalışmaları sonucu, modern ancak müslüman bir devletin, bütün müslüman fertlerinin ittifak edebilecekleri temel esaslar tesbit olunmuştur. Sayıları 22'yi bulan

İslâm Anayasası'nın temel prensipleri, kısaca şöyle özetlenebilir:

1 — Hâkimiyet kayıtsız şartsız Allah'a aittir.

2 — Kanunlar, Kur'an ve Sünnet'e dayanmalıdır; bu iki kaynağa muhalif kanunlar yapılamaz.

3 — Devlet; ülke, dil ve soy gibi beşerî esaslar üzerine değil, İslâm'ın getirdiği ilahi esaslar üzerine kâimdir.

4 — Kitab ve Sünnet'in emir ve yasaklarını icra; ma'rufu emir ve münkeri nehiy temel esasdır.

5 — İslâm kardeşliğini tesis etmek, devletin en önemli görevidir.

6 — Devlet, sınıf ve din farkı gözetmeksizin, zaruri ihtiyaçlarını temin edemeyenlere yardım elini uzatmakla mükellefdir.

7 — Vatandaşlar, fırsat eşitliğine sahiptir ve bütün hak ve hürriyetlerden eşit olarak istifade ederler.

8 — İslâm'ın müsaade ettiği istisnai haller dışında, sözkonusu haklara tecavüz edilemez ve cezalandırmada da şahsîlik prensibi esas alınır.

9 — Meşruiyeti kabul edilen bütün mezhep müntesipleri, mezhep hürriyetinden tam olarak istifade ederler.

10 — Gayr-i müslimler, din ve vicdan hürriyetine sahiptirler; ahval-i şahsiye konusunda isterlerse kendi hukuklarını tatbik edebilirler.

11 — Gayr-i müslimlerle yapılan zimmet andlaşmasına devlet riayet etmekle mükellefdir; 7. maddedeki haklardan bunlar da istifade ederler.

12 — Devlet reisinin müslüman, erkek ve diğer aranan şartlara hâiz birisi olması gerekir.

13 — Devleti yürütme gücünün başı devlet reisidir; ancak yetkilerinin bir kısmını ferdlere yahut kurullara devredebilir.

14 — Devlet reisi, devleti şura usulüne uygun olarak idare etmekle mükelleftir.

15 — Devlet reisi, anayasayı ilga edemez ve istibdad yoluna başvuramaz.

16 — Devlet başkanını seçme hakkına sahip olanlar, azletme hakkına da sahiptirler.

17 — Devlet reisi, medeni haklar açısından diğer vatandaşlar gibidir; kanun dışına çıkamaz.

18 — Devlet ricali de dahil olmak üzere bütün vatandaşlar için tek kanun vardır; bunlan da sadece mahkemeler tatbik eder.

19 — Yargı (kaza) bağımsızdır.

20 — Devlet nizamına aykırı olan, fuhuş ve anarşiyi teşvik eden ve dini tahkir eden yayınlara müsaade edilemez.

21 — Ülkenin vilâyet ve eyâletleri, devletin idarî üniteleridir; kabile, dil ve soya dayalı ünitelere müsaade edilemez.

22 — Anayasanın hiçbir hükmü, Kur'an ve Sünnete aykırı olarak tefsir edilemez. (144)

Bu çeşit gayretlerin yanında, ayrıca İslâm Anayasa hukukunun temel esaslarını ortaya koyan ilmî eserler de telif edilmiştir. Biz bu konuda ayrıntıya girmeden, İslâm Konseyi'nin bir çok İslâm hukukçusuna baş vurarak hazırladığı Örnek İslâm Anayasası üzerinde duracağız.


(144) El-Mevdudî, Nazariyet'ül-İslâm, Şam 1964 sh. 360 vd.