TEMEL HAKLAR VE ÖDEVLER

Madde 4 —

a — Bütün insanların hayatı, malı ve ırzı hürmete değer ve dokunulmazdır. Dokunulmazlıkları, İslâm hukukunun tesbit ettiği meşru' bir sebep yahut meşru' bir icrâî emir olmadıkça kaldırılamaz.

b — Ölülerin maddî ve manevî hukukunu çiğnemek caiz değildir. (151)

(151) İsrâ, 33 : «Allah'ın haram kıldığı cana, haklı bir sebep bulunmadıkça kıymayınız.»; Mâide, 32 : «Kim bir canı, kısas sözkonusu olmaksızın yahut yeryüzünde bir fesad çıkarma gibi meşru' bir sebep bulunmaksızın, öldürürse, bütün insanları katletmiş gibi olur. Kim de onu kurtarırsa, bütün insanları ihya etmiş gibi olur.»; Müslim: «Her müslümanın malı, ırzı ve hayatı, diğer müslümana haramdır. Kişiye şer olarak, müslüman kardeşini hakir görmesi yeter.»; Beş Sahih Hadis Kitabı: «Müslüman kişinin kanı, kısas, zina haddi ve dinden çıkma sebepleri dışında helal olmaz.»; Buhari: «ölülere sövmeyiniz...»

Madde 5 —

a — Kimseye, hiçbir şekilde bedenî yahut manevî işkence yapılamaz; kendisine, aile fertlerinden birine yahut değer verdiği kişilere eziyet veya hakaretle tehdit edilemez. Ayrıca suç ikrarına veya kendisine yahut başkasına zararlı olan bir fiil, söz ve de bir başka şeye ikrah edilemez.

b — İşkence suçtur, işkence suçunda, suç ve ceza zamanaşımı sözkonusu değildir. (152)

(152) Kur'an, Ahzâb, 58 : «Erkek ve kadın bütün nüminlere, işlemedikleri bir suç yüzünden işkence ve eziyet edenler, muhakkak bir yalan ve apaçık bir suç yüklenmişlerdir.»; İbn-i Mace : «Allah, benim ümmetimden, hata, unutma ve ikrah hallerinde yaptıklarını affetmiştir.»; Beş Hadis Kitabı: «Allah, kıyamet günü, dünyada insanlara işkence edenleri azaplandırır.»

Madde 6 —

a — Ferdin hususi hayatı hürmete değerdir; dokunulamaz.

b — Mesken, haberleşme ve konuşma hürriyetlerinin gizliliği ve dokunulmazlığı esasdır. Dokunulmazlıkları, ancak gerekçeli mahkeme kararı ile kaldırılabilir. (153)

(153) Kur'an, Nur, 27-28 : «Ey iman edenler! Kendi ev ve odalarınızdan başka ev ve odalara, sahipleriyle alışkanlık peyda etmeden ve selam da vermeden girmeyiniz. Bu, sizin için daha hayırlıdır. Olur ki, iyice düşünür, hikmetini idrâk edersiniz. Eğer evde kimse yoksa, size izin verilinceye kadar oraya girmeyin. Şayet size geri dönün denilirse, hemen dönüp gidin. Bu, sizin için daha temiz bir harekettir. Allah ne yaparsanız hakkıyla bilendir.» Ebu Davud ve Tirmizi: «Müslümanlara eziyet ve işkence etmeyiniz.»; Müslim ve Ahmed bin Hanbel'in naklettiği bir başka hadis daha vardır.

Madde 7 —

Devletin gelirleri nisbetinde, her insanın hayatın zaruri ihtiyaçları arasında yer alan yeme, içme, giyme, eğitim ve sağlığına riayet hakkı vardır. (154)

(154) Kur'an, Hûd, 6 : «Yerde yürüyen hiçbir canlı hariç olmamak üzere, rızıkları Allah'ın üzerinedir.»; Taha, 118-119

Madde 8 —

Fikir, düşünce ve inanç hürriyeti, devletin garantisi altındadır. Bunlan neşretme hürriyeti ise, şer'i hükümler çerçevesinde korunur. (155)

(155) Kur'an, Sebe', 46; Bakara, 256: «Dinde zorlama yoktur.»; El-Kâfirun, 6 : «Sizin dininiz size ve benim dinim de bana.»

Madde 9 —

a — Bütün insanlar, kanun önünde eşittirler ve kanun ile eşit olarak korunurlar.

b — Hayatın bütün imkân ve fırsatlan hususunda eşit olma da, her insan için mutlak bir haktır. Hiç bir şahsın çalışma fırsatlarından, denk işe eşit ücretten mahrum edilmesi yahut insanlar arasında soy, renk, dil ve dinden dolayı ayırım yapılması caiz değildir. (156)

(156) Kur'an, Nisa, 105; Ahkâf, 19 : «Bütün insanların amellerine göre dereceleri ve mertebeleri vardır. Bu da kendilerine hiç-bir haksızlık edilmiyerek yaptıklarının karşılığını onlara tamamen ödemek içindir.»; Hucurât, 13

Madde 10 —

a — Her ferdin sadece şer'î hükümlere uygun hareket etme hakkı vardır.

b — Kanun hükümleri, yürürlük tarihinden itibaren geçerlidir, kanunun sarahati olmadıkça ve bazı cezaî hükümler dışında geriye yürümez. (157)

(157) Nisa, 60, 135 : «Ey iman edenler! Adaleti titizlikle uygulayan hâkimler olun ve Allah için şahitlik yapın. Velev ki, şahsınızın, ana babalarınızın yahut yakın hısımlarınızın aleyhinde olsun. İster zengin ister fakir olsunlar. Çünkü Allah ikisine de sizden daha yakındır. Hakdan yüz çevirerek heva ve arzunuza uymayın.»; Mâide, 95

Madde 11 —

a — Kanunsuz suç ve ceza yoktur.

b — Her insan kendi fiillerinden sorumludur; başkasının suçu ile muaheze edilemez.

c — Sanık, kesin yargı kararıyla suçu sabit oluncaya kadar suçsuz kabul edilir.

d — Müdafaa hakkı tam olarak verilen âdil bir yargılama yapılmadan, hiç bir kimse cezalandırılamaz. (158)

(158) Kur'an, îsra, 15 : «Kim doğru yolu bulursa, kendi lehinedir ve kim de sapıtırsa, kendi aleyhinedir. Hiç bir suçlu ve günahkâr, başkasının suçunu ve günahını yüklenemez. Biz, peygamber gönderinceye kadar kimseye azap etmeyiz.»; Tür, 21: «Herkes, ameli karşılığında bir rehindir.»; Fâtır, 18 : «Günahkâr hiç bir nefis, başkasının günahını çekmez Günahı çok bir kişi, suçlu yakın hışmı olup onu taşımaya çağırsa bile, başkasının günahı ona yükletilemez.»; Yusuf, 79 Ebu Davud ve Tirmizi: «Karşında iki hasım yargılanmak üzere oturduklarında adaletle hükmet.»; Beş Hadis Kıtabı: «Hak sahibinin de söz hakkı vardır.»

Madde 12 —

a — Her ferdin, idarî otoritenin zulmünden korunma hakkı vardır. Hiç bir kimse, kendine has iş yahut durumunu yorumlamaya zorlanamayacağı gibi, kesin karine bulunmadıkça hiç bir şekilde ithamda da bulunulamaz.

b — Şahsi haklarını yahut kamu haklarını müdafaa için sarfettiği gayretlerinden dolayı kimse mutazarrır edilemez. (159)

(159) Kur'an, Ahzâb, 58; Bakara, 282-283

Madde 13 —

a — İslâmî çerçevede evlilik, her müslümanın hakkıdır ve aile binasının inşası için tek meşru' yol budur.

b — Eşlerin ve çocukların nafakasını te'min, gücü nisbetinde kocanın görevidir.

c — Annelik, aile, devlet ve toplum içinde özel olarak korunmaya değer bir hakdır.

d — Her çocuğun ana-babası üzerinde, en güzel şekilde terbiye edilmesi, eğitilmesi ve yetiştirilmesi haklan mevcuttur.

e — Çocukların, erken yaşlardan itibaren çalıştırılması caiz değildir. (160)

(160) Kur'an. Nur, 32-33; Mü'minûn, 5-7; Nisa, 34; Lokman, 14-15; İsra, 24; Müslim, Konu ile ilgili bir hadis.

Madde 14 —

a — Vatandaşlık esaslarını kanun tanzim eder.

b — İslâm Devletinin vatandaşı olmak, her müslümanın hakkıdır. Kanun, bu haklan nasıl kullanılacağını düzenler. (161)

(161) Kur'an, Haşr, 8-10

Madde 15 —

Kanunun takdir ettiği haller dışında, her vatandaşın ikamet, nakil ve göç hakkı vardır. Vatandan kimse sürgün edilemez ve vatana geri dönüşe de engel olunamaz. (162)

(162) Kur'an, Mülk, 15; Bakara, 217

Madde 16 —

a — Dinde zorlama yoktur.

b — Gayr-i müslim azınlıkların, dini âyinlerini yapma hakları mevcuttur.

c — Azınlıkların ahvâl-i şahsiyesi hususunda kendi dini hükümleri geçerlidir. Ancak kendileri, İslâm hukukunun tatbikini isterlerse, şer'î hükümlere tâbi' olurlar. (163)

(163) Kur'an, Bakara, 256; Kâfirun, 6; Mâide, 42-43, 47-48 »164) Kur'an, Şûra. 38; Mâîde, 2

Madde 17 —

Kamu idaresine ve siyasi hayata katılmak, belli bir yaştan sonra her vatandaşın hem hakkı ve hem de görevidir. (164)

Madde 18 —

a — Vatandaşların, toplantı hürriyeti ve programları şer'î hükümlere aykırı olmamak şartıyla her çeşit siyasî, kültürel, ilmi, sosyal ve başka gayeli dernek ve müessese kurma hakları mevcuttur.

b — Sözkonusu teşkilâtların, hususi hükümlerini ve çalışma esaslarını hususi kanunlar tanzim eder. (165)

(165) Kur'an, Mâide, 2 : «İyilik etmek ve fenalıktan sakınmak hususunda birbirinizle yardımlaşınız. Günah işlemek ve meşru' sınırlan aşmak hususunda ise yardımlaşmayınız. Allah'dan korkunuz.»

Madde 19 —

Şer'î hükümler çerçevesinde, isteyene sığınma hakkı verilebilir. Devlet, sığınma hakkı tanıdığı şahısların, emniyetini, korumasını ve durumu müsait değilse konaklama masraflarını karşılamak ve onu talep ettiği takdirde emin olabileceği yere ulaştırmakla mükellefdir. (166)

(166) Kur'an, Tevbe, 6 : «Eğer müşriklerden biri senden aman dilerse, ona aman ver. Ta ki, Allah'ın kelâmını dinlesin. Sonra onu emin olduğu yere kadar selametle ulaştır.»; Buhari ve Ebu Davud'un naklettiği bir hadis de vardır.