|
DEVLET BAŞKANLIĞI (İMAMET) Devlet başkanlığı (imamet), dînin hükümlerini tatbik ve İslânı milletinin maslahatlarını intizama sokma açısından önemli bir müessesedir. Madde 23 — a — Devlet başkanı (imam = emir), devletin yürütme gücünün başıdır. Seçmenlerin salt çoğunluğuyla seçilir ve görev süresi, göreve başlama (biat) tarihinden itibaren tayin edilecek belli bir müddet olabilir. b — Devlet başkanı (imam), raidir yani halkını gözetlemekle görevlidir; halka ve Şûra Meclisine karşı sorumludur. Hususi hükümleri kanun tanzim eder. (167) (167) Kur'an, Nisa, 59: «Ey iman edenler! Allah'a, peygambere ve sizden olan ülül-emre itaat ediniz. Eğer bir konu hakkında çekişirseniz, onu Allah'a ve peygamberine götürünüz; tabii ki, Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız. Bu, sizin için hem daha hayırlı ve hem de netice itibariyle daha güzeldir.»; Ayrıca Râî ile ilgili hadis ve Hz. Ebubekr'in halife seçildikten sonra irad ettiği hutbe de konuyu aydınlatmaktadır. Madde 24 — Devlet başkanında (imamda) aranan şartlar şunlardır: a — Müslüman ve tam ehliyetli olması (Belli bir yaş şartı da koşulabilir). b — Adil yani şer'an şahitliği kabul edilecek vasıflara sahip bulunması. c — İslâm'a bağlılığı ile bilinen ve İslâm hukuku konusunda anlayışlı ve dirayetli bir şahıs olması, d — Bedenen ve aklen bu makamın yüklerini yüklenebilecek şahsiyete sahip bulunması, e — Makamın vakarını zedeleyecek herşeyden beri olması. (168) (168) Kur'an, Nisa, 141; El-Kasas, 26 Madde 25 — Devlet başkanı (imam), göreve başlamadan önce Biat Meclisi önünde başkanlığı ilan edilir. Biat Meclisi, Şûra Meclisi, Alimler Meclisi, Yüksek Anayasa Meclisi üyeleri ile yargı organı başkanları, seçim kurulu üyeleri ve kuvvet komutanlarından oluşur. Meclis, başkandan, İslâm hukukunun lafzına ve ruhuna sâdık kalacağı; İslâm'ın esaslarına sımsıkı sarılacağı; Anayasa'ya bağlı kalacağı-, devletin topraklarını, fikri, siyasî ve iktisadî bağımsızlığını ve halkın meşru haklarını müdafaa edeceği; ayırım ve imtiyaz sözkonusu olmaksızın toplum içinde bütün fertler arasında adaleti temin edeceği ve de fertlerin haklı şikâyetlerini bizzat yahut yetkili organlar eliyle tahkik ettireceği hususlarında söz alır. Devlet reisi, hazır bulunanlardan, kendilerine asaleten ve halka vekâleten bîat alır. (169) (169) Kur'an, El-Feth, 10; El-Mümtehîne, 12 Buharî ve Müslim «İsraîloğullarını bizzat peygamberler idare ederdi. Ne zaman bir peygamber vefat etse, onun yerine bîr başkası gönderilirdi. Şüphesiz kî, benden sonra peygamber gelmeyecek tir. Ancak halifeler ve devlet reisleri idareyi yürüteceklerdir. Birden fazla da olabilirler. Sahabilerin «Birden fazla olurlarsa, biz ne yapacağız?» diye sormaları üzerine, birinciye biatte bağlı kalınız ve onlara haklarını veriniz ve itaat ediniz. Onlara da Allah, riayet etmeleri gereken haklarınızıdan hesap soracaktır.» Madde 26 —Devlet reisinin, bazı görüş ayrılıkları bulunsa bile, bütün vatandaşlardan isyan etmeksizin kendisine itaat etmelerini isteme hakı vardır. (170) (170) Kur'an, Nisa, 59; Buhari, Müslim. Ebu Davud, Nesai ve Tirmizi'nin naklettikleri şu hadis önemlidir: «Devlet reisinin emirlerini dinlemek ve Allah'a isyanla emrolunmadıkça itaat etmek, her müslümanın görevidir. Allah'a isyanla emr olunduğu zaman ise, emirlerini dinleme de, itaat sözkonusu değildir.» Madde 27 — Devlet reisinin, herhangi bir ayırım ve imtiyaz sözkonusu olmaksızın, diğer vatandaşlara tanınan hak ve ödevleri vardır. (171) (171) Kur'an, Kehf. 110 : «De ki: Ben de sizin gibi bir insanım. Şu kadar ki, bana yalnız Allah'dan başka hiçbir ilah bulunmadığı emrediliyor. Artık kim Rabbine kavuşmayı ümit ve arzu ediyorsa, güzel bir amel işlesin ve Rabbine ibâdette hiç bir şeyi ortak koşmasın.»; Buhari, Müslim, Tirmizi, Nesai ve Ebu Davud : «Ben de sizin gibi insanım.» Madde 28 — a — Devlet reisinin, devlet mallarından bir şeyi kendisi için satın alması yahut kiralaması yasak olduğu gibi, kendine ait herhangi bir malı devlete satması veya kiralaması da yasaktır. Aynca içte ve dışta, devlet mallarıyla alakalı başka bir tasarrufda bulunması da caiz değildir. b — Vazifeleri sebebiyle devlet reisine, ailesine ve diğer devlet görevlilerine takdim edilen hediyeler, müslümanların beytülmaline (hazineyte) konulur. (172) (172) Kur'an, Bakara, 188 : «Aranızda birbirinizin mallarını gayr-i meşru' yollarla yemeyiniz ve bile bile insanların bir kısım mallarını günahı mucip şekilde ve gayr-i meşru' bir tarzda yemeniz için hâkim ve idarecilere peşkeş çekmeyiniz.»; Buhari, Müslim ve Ebu Davud: «Ne oluyor bazı valilere (âmil) ki, vazife dönüşü şöyle diyor : Bu devlet hazinesinin payı, bu da bana hediye gelenler. Acaba babasının yahut anasının evinde oturup da bekleseydi, aynı hediyeler gelir miydi gelmez miydi? Nefsim yed-i kudretinde olan Allah'a yemin ederim ki, Sizden kim ki, böyle gayr-i meşru' yollardan mal elde ederse, kıyamet günü, aldığı malları boynunda taşıyarak gelir.» Bu ifadelerden sonra, Hz. Peygamber'in elini sonuna kadar kaldırıp «Ey Allah'ım tebliğ ettim mi?» diye iki defa tekrarladığı nakledilmektedir. Madde 29 — Had, kısas ve diyet cezaları dışında kalan ta'zir cezalarım devlet reisinin affetme yetkisi vardır. Zikredilen cezalan ise, affedemez, hafifletemez, tenfizini durduramaz ve değiştiremez. (173) (173) Müslim : «Had cezasında şefaatçi mi olmak istiyorsun ...» Madde 30 — Devlet reisi yahut yetkili kıldığı makamların, diğer devletlerle veya devletler arası kuruluşlarla andlaşma, ittifak veya benzeri devletlerarası belgeleri imzalama yetkisi mevcuttur. (174) (174) Kur'an, Mâide, 1; El-Enfal, 58, 61 : Buhari: «Müslümanların zimmeti tek zimmet gibidir, onları temsilen akdedilen bir andlaşmaya onların en aşağısı bile riayet eder...» şeklinde devam eden hadis. Madde 31 — Devlet reisi, Şûra Meclisinin kabul ettiği kanunları yayınlar. Meclisin kabul ettiği herhangi bir kanuna itirazı olursa, kabul tarihinden itibaren otuz gün içinde, itiraz sebepleri ile beraber Meclise tekrar gözden geçirmek üzere iade edebilir. Meclis, üçte iki çoğunlukla tekrar kabul ederse, artık kanunun yayınlanması kesinleşir. Madde 32 — Devlet reisi, iki yardımcısını (müsteşarlarını), bakanları, elçileri ve kuvvet komutanlarını tayin eder. Madde 33 — a — Devlet reisi, anayasa hükümlerini ve şer'i hükümleri ihlal ettiği zaman yargılanır. Yargılanması için, Şûra Meclisinin üyelerinin üçte iki çoğunlukla karan gerekir. Yargılama sonucunda biat akdini ihlal ettiği sabit olursa, devlet başkanlığı vasfı düşer. Bunun için de, üyelerinin üçte iki çoğunluğu ile alınan Biat Meclisinin kararı şarttır. b — Devlet reisinin ithamı, yargılanması ve azli ile alakalı hususları ve kaideleri kanun tanzim eder. (175) (175) Buhari, Müslim ve Ebu Davud : «Hz. Resûlüllah ile, zorda ve kolaylıkta itaat edip emirlerini dinlemek üzere biat yaptık...» şeklinde başlayan hadis ve ayrıca Hz. Ebubekr'in hutbesi. Madde 34 — a — Devlet reisi görevden kendi rızası ile ayrıldığında, istifa dilekçesi Şûra Meclisine tevcih olunur, b — Devlet reisliği makamı boşaldığında, geçici olarak yerine Şûra Meclisi reisi geçer ve yeni devlet başkanının seçimi tayin edilecek belli bir süre içinde mutlaka yapılır. c — Mevcut devlet reisinin üstlendiği vazifeyi ifa edememesi halinde de, kendisine Şûra Meclisi reisi vekâlet eder. Bu durum, azamî süresi belirlenen bir vakte kadar mümkündür. Bu süre içinde vazifesine dönemezse, devlet başkanlığı görevi boşalmış sayılır. |