NOEL

NOEL: îsâ Peygamberin doğumu olarak kabul edilen günün adıdır.

NOEL: Bazılarınca Milâdî yılın Ocak ayının birinci gününe rastlayan gice olarak da düşünülür ve kutlanır.

NOEL: Bizans imparatoru B. KOSTANTİN'in hiristiyanlığa karıştırdığı ve bayram olarak îlân et-diği gicenin adı olarak da kabul edilir.

B. Kostantin: Putperest iken Mîlâdın 313 yılında hiristiyan oldu. Ve şimdiki adı İstanbul olan güzel şehrimize Kostantiniyye adını verdi; bütün incil'leri birleşdirerek yeniden bir İncil yazılmasını emretdi; eski dîni olan putperestlikden çok şeyleri, bunun içine sokuşturdu, ve Noel gicesinin yılbaşı olmasını emretdi.

Böylece ortaya yeni bir hiristiyanlık çıkmış oldu.

Aslında îsâ Peygamberin getirdiği (Din) de Tek Allah inancı esâsına bağlı idi; fakat zamanla bunun yerine sapık görüşlü fanatikler tarafından ÜÇLÜ TANRI inancı getirildi..

BARNABA İNCÎL'inde Tek Allah'dan bahse-dilmesine rağmen bu İncîl, gözardı edilerek yerine, filozof olarak kıymet verdikleri Eflâtunun ortaya atdığı ÜÇLÜ-TANRI (Trinite) yâni Tanrı-oğul-Rüh-ül Kudüs, inancı getirildi. Ve bu sapık inancı benimseyen dört İncîl, kabul gördü.

İşde B. Kostantin, bu dört İncil'deki bir çok uyduruklarla birlikte bu Teslis fikrini yeni İncil'e koy-durtdu.

ARYUS adındaki bir papaz, yeni incil'lerin yanlış olduğunu, Allah'ın (BÎR) olup îsâ Peygamberin Allah'ın oğlu değil, kulu olduğunu söylediyse de Papazlar bunu dinlemediler, ARYUS'ü aforoz etdi-ler. ARYÜS Mısır'a kaçdı ve orada TEVHÎD yâni Tek Allah inancını açıkladığı kitabını neşretdi, ve neticede öldürüldü.

İsa Peygamberin değil doğum günü, doğum yılı hakkında bile o gün-bugün, doğuda-batıda tarihî hiç bir vesikaya rastlanmadı.

Ahmed Âsım Efendinin (1755-1820) BURHÂN-ı KATI adlı Kâmus'unda bildirdiğine göre İsâ (a.s.) ile Yüce Peygamberimiz arasındaki zaman 1000 seneden fazladır.

İsâ Peygamberin doğum günü belli olmadığına göre, Noel'in manâsı, efsâneden öteye gidememekde-dir.

İslâmiyetde Mart ayının 20'sine rastlayan NEVRUZ günü,

Mayıs ayının 6'sına rastlayan HIDRELLEZ günü,

Eylül'ün 20'sine rastlayan MİHRİCAN günü diye bazılarınca kudsal sayılan günler yok-dur...

adı geçen günler: Müslümanlıkda değerli sayılmazlar.

Noel günü ve gicesinin de dînimizde hiç mi hiç yeri yokdur.

İslâmiyet; Müslümanların îmanlarında ve ibâdetlerinde Müslüman olmayanlara benzemelerini, onları taklîd etmelerim, ve onların dînlerinin ve ibâdetlerinin alâmeti olan şeyleri yapmalarını-kul-lanmalarını kat'î olarak yasaklamışdır.

İslâmiyetde:

• Hindüların bayram günlerine, ve ateşe tapanların kutsal günlerine,

• Hıristiyanların Noel ve yılbaşı gicelerine-pas-kalyalarına .. iştirak etmek, onları taklîd etmek ve onların âdetlerini yerine getirmek, ve onlar gibi birbirlerine hediye göndermek, odalarını, eşyalarını, sofralarını, onların yapdığı gibi süslemek., ve o gice-leri başka gicelerden ayırd etmek HARAM'dır, şiddetle yasaklanmışdır.

• Muharrem Ayı, İslâm yılının birinci ayıdır.

• Muharrem ayının birinci günü, Müslümanların yeni, yânî Hicrî yılın ilk günüdür.

• Muharrem ayının birinci gicesi, Müslümanların yılbaşı gicesidir.

• Müslümanlar; kendi yılbaşı gün ve gicele-rinde birbirlerini ziyaret eder, tebrikleşirler, kendi yıllarının birbirlerine ve bütün İslâm âlemine hayır-lı-feyizli ve bereketli olması için düâ ederler; büyük-lerini-âlimlerini ziyaret ederek dualarını alırlar, fakirlere, muhtaçlara yardım ederler, sadaka verirler...

Ya Noelciler, taklidciler, devrimciler ne yaparlar?. Ne mi yaparlar?:

Çam, mum, Noel Baba resimleriyle şenlenirler.. Yılbaşı şerefine gice kutlamaları, kokteyller-balo-lar.. tertîb ederler.

Evet: Noelciler, taklidciler, devrimciler daha ne yaparlar...? Ne mi yaparlar:

Medyanın dediğine, televizyonların görüntülediğine göre:

• Haftalar öncesi Noel'e-yılbaşına- hazırlığa başlarlar.

• Eli kırılası zâlimlerin-hâinlerin- kesib getirdikleri güzelim çamları salonun baş köşesine yerleş-dirirler, salonu ampullerle donatırlar.

• Noel-Baba şebeğ'inin çocuklara vereceği hediyeleri görülmeyecek yerlere gizlerler.

• Çilingir masasını şişelerle-kadehlerle donatırlar.

• Ve o gice artık, kadını-erkeği-yaşlısı-genci şerefe deyib içerler.. Dansa kalkarlar.. Teklif mi var, kim olursa; gözler kimi kestirirse..

« Gicenin belli saati gelib de ışıkları söndürünce daha bir, hoş olurlar (!!!).

• Ve gene içmeye devam ederler; içmeyenleri de hattâ kendi çocuklarım da içmeye özendirirler..

• İçkinin tesiri ile önce efeleşirler, sonra hırçın-laşırlar, daha sonra da maymunlaşıb sızarlar..