NAMAZ HOCASI

 

 


Namazın Faziletleri

Namaz, Allâh-ü Te'âlâ'nın farz kıldığı ibadetler arasında, tevhid'den
sonra en faziletlisidir. (Tevhid: “Lâ ilâhe illAllah”),

“Allâh-ü Te'âlâ'yı birlemek”, “Allah’tan başka ilâh olmadığına inanmak“).

Namaz ,Allâh-ü Te'âlâ'nın kullarına sunduğu bir davet lûtfudur. Bu davete icabet etmek, kulluğun önemli bir gereğidir.

Namaz, imanın alâmetidir. Müminin nuru ve miracıdır. Namaz kılan kul, Allâh-ü Te'âlâ'nın huzurundadır. Namaz, dinin hayatıdır ve temel unsurudur. Namaz, Cennet'in anahtarıdır. Peygamber Efendimiz (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) “Kim ki namazı kılarsa dinin direğini dikmiş olur. Kim ki namazı terk ederse dinin direğini yıkmış olur” ve “İhsan, Allah’ı görüyormuş gibi ibadet etmendir. Zira sen O’nu görmüyorsan bile O seni görüyor.” demiştir.

Bir başka hadis-i şerifinde Resûlullah Efendimiz: "Bir müslüman namaz kılmaya niyet edip “Allâh-ü Ekber” diye namaza durduğu zaman, rahmet-i ilahi sağanak yağmur halinde o kişinin üzerine yağar. Kişi kıraatı bitirip rükûya eğildiği zaman, rahmet-i ilahinin içinde kalır. Yani rahmet onu kaplar. Secdeye vardığı zaman ise Allâh-ü Te'âlâ'ya o kadar yaklaşır ki ayaklarına kapanmışcasına yaklaşmış olur.'' Çünkü secde, kulu Allah'ına en çok yaklaştıran ibadettir. Zira Cenab-ı Allah, alemleri yaratmadan evvel ruhlarımızı yaratmış ve Kur'ân-ı Kerim'deki ayetinde bildirdiği ''Ben sizin Rabb'iniz değil miyim ?''sorusuna ruhlarımız ''Evet Rabb'imizsin'' ''Gâlû-belâ'' diyerek cevap vermiş ve secdeye kapanmışlardır.

Bu şekilde ruhlarımızın ilk ibadeti de Allâh-ü Te'âlâ'ya secde ederek başlamıştır. Secde ise namazda farzdır. Namaz, bu nedenle kulunu Allâh-ü Te'âlâ'nın rahmetine en çok ulaştıran, en faziletli ibadettir.

Namazın Farzları

Her işte olduğu gibi her ibadetin de kabul edilmesi için gereken kurallar vardır. Namazın farzları on ikidir. Altısı dışında, yani namazdan önce, namaza hazırlık niteliğindedir. Altısı içinde, yani namaz kılınırken yapılması gereken hareketlerdir ki bunlara namazın rükünleri denir.

Namazın dışından olan farzları

Namaza başlamadan önce olan farzlar :

1. Hadesten taharet: Gözle görülmeyen pisliklerden temizlenmektir. Bu gusletmek, abdest almak, bunların mümkün olmadığı zamanlarda teyemmüm etmekle olur.

2. Necâsetten taharet: Gözle görülen pisliklerden temizlenmektir. Bu pisliklerin, namaz kılan kimsenin vücudunda, elbisesinde, namaz kılacağı yerde olmaması gerekir.

3. Setrü'l avret: Örtülmesi gereken yerlerin kapatılması demektir. Erkeklerde göbek üstü ile diz kapağı altı arası; kadınlarda ise el, yüz ve ayak dışındaki her yerin örtülmesi gerekir. Namazın bir rüknünü yerine getirecek kadar bir zaman içinde örtülmesi gereken bir organın dörtte biri açılırsa namaz bozulur.

4. İstikbâl-i Kıble: Namaz kılan kimsenin, Kâbe-i Muazzama yönüne yönelmesidir. Göğsünü kıbleden (yaklaşık 45 derece) çeviren kimsenin namazı bozulur.

5. Vakit: Farz ve vacip olan her namaz için belli bir vakit vardır. Namazların, kendi vakitleri içinde kılınması farzdır. Vaktinden önce namaz kılınamaz. Özürsüz olarak sonraya bırakmak da günahtır.

6. Niyet: Kılınacak olan namazın, zihnen hatırlanmasıdır. İmamın imâmete, cemaatin de imama uymaya niyetlenmesi gerekir. Niyet ederken eda demek sünnettir. Kazaysa kaza diye niyet edilir.

Namazın içinden olan farzları

Namaz kılınırken yapılması gereken hareketler (rükünler) :

1. İftitah Tekbiri: Namaza başlama tekbiridir. Niyetten sonra "Allâh-ü Ekber" deyip, eller yukarı kaldırılarak alınır.

2. Kıyam: Namazda ayakta durmaktır. Gücü yetenler ayakta, yetmeyenler ise gücünün yettiği şekilde namazlarını kılarlar.

3. Kıraat: Namazda Kur'ân okumak demektir. Kıyamda,
herhangi bir sûreden en az üç ayet okunmalıdır. 4.Rükû: Kıraattan sonra, eller dizlere erişecek şekilde
eğilmektir.

5. Sücûd: Rükûdan sonra ayak, diz ve ellerle beraber alnı ve burnu yere koymaktır. Yalnız alnın ve burnun yere değmesi yeterli değildir. Alın yerin sertliğini hissetmelidir. Kalabalık cemaatlerde, arka saftakiler, ön saftakilerin sırtına secde edebilirler.

6. Kade-i Âhire: Namazın sonunda "Et-Tahiyyâtü" duâsını okuyacak kadar oturmak ve selam vererek namazdan çıkmak. (namazı isteyerek bitirmek - huruç bi sunihi).