NAMAZ HOCASI

 

 

 

 

NAMAZIN ‘ENGEL’İ YOK


Dinimiz hastalık ve yolculukta, namazın eda biçiminde kolaylığa izin veriyor. Gerekli bedeni hareketleri yapamayanlar, namazı ima ile kılabiliyor. Ancak güçsüzlük halinin olması ve namazın rükunlarının ifası için elden gelenin yapılması şartıyla. Yoksa namazı ayakta kılabilecekken oturanın namazı geçersiz oluyor, iste hastalık ve yolculukta namaz kılınışları...

Zorunlu olmadıkça namazlar sandalyede değil, yere oturarak kılınmalı

Diyanet İsleri Başkanlığı Din İsleri Yüksek Kurulu, hasta ve engelli kimselerin zorunlu olmadıkça namazlarını sandalyede değil, yere oturarak kılmalarının daha uygun olduğunu belirtiyor. Ortopedi uzmanlarına göre de yere oturmak, sağlık acısından sandalyeden daha uygun.

 

SEYAHAT ESNASINDA NAMAZIMI NASIL KILMALIYIM?

Seyahat esnasında namaz için ilk alınabilecek tedbir, vasıtaya abdestli binmektir. Aracın namaz vakti çıkmadan bir yerde mola verileceği biliniyorsa beklenilmen ve molada namaz eda edilmeli. Eğer vasıta durmayacak ve sorumlular da namaz kılacak kadar bir yerde durmaya sıcak bakmamışsa, namazı kazaya bırakmaktansa vakit çıkmadan oturulan koltukta namaz kılınmalı.

1. TEKBİR-KIYAM
Koltukta oturur halde tekbir alınır.

2. RÜKU
Rükuda koltukta oturur halde biraz eginilmeli.

3.SECDE
Rükûdan biraz daha fazla eğilmeli. Bas, ayakların ucuna bakıyor şekilde öndeki boşluğa eğilmeli. Basın öndeki koltuğa dayanması, cay - kahve koyulan kısma ellerin koyulmasına gerek yoktur.

 

ÖZÜR HALİNDE NAMAZIMI NASIL KILMALIYIM?

Namaz, kulun Allah’a en cok yakınlık kazandığı bir ibadet. Bu niteliğinden dolayı Hz. Peygamber (sas) namazı “en hayırlı amel” olarak tanımlamış, kıyamet gününde hesabı sorulacak ilk amelin namaz olacağını bildirmiş. Bu sebeple namazın terk edilmesine izin verilmemiş, ima ile de olsa mutlaka kılınması istenmiş. Hz. Peygamber (sas) “Kim namazı kasten terk ederse Allah’ın himayesi ondan uzak olur.” buyurmuş.

1. Gücü yeten ayakta tekbir almalı
Iftitah tekbirini ayakta almaya gücü yeten kimse, tekbiri ayakta alır, sonra oturup namazını kılar.

2. Ayakta rüku yapmalı
Namaza ayakta başlayan kişi, belinde hafif bir rahatsızlık dahi olsa rükûa hafifçe eğilmeli, rükûu oturarak yapmamalı.

 3. Secde için öne yüksekçe birsey koyulmamalı
Bas. secde için rükûdan biraz daha fazla eğilir. Mümkün olduğu halde rükû ve secde birbirinden ayırılacak şekilde yapılmazsa namaz sahih olmaz.
• Oturarak namaz kılan kişi, elinin üzerine secde yapmamalıdır.
• Ayakta durabildiği halde oturduktan sonra ayağa kalkamayan kişi namaza ayakta baslar, secdeden sonra namazını oturarak tamamlar.
• Secde yapmaktan aciz olan hasta, üzerine secde yapması için önüne yüksekçe bir Şey koymamalı. Bu uygulama. Peygamber Efendimiz (sas) tarafından tasvip edilmediği için mekruhtur.

1. Gücü yetmeyen oturarak baslar
Namaza ayakta baslayamayacak kadar rahatsız olan hasta, oturarak namaza baslar. Hasta, kendisine zarar vermemek üzere kolayına gelen şekilde oturabilir.

2. Cok rahatsız olan oturarak rüku yapar
Ayakta rüku yapamayacak kadar rahatsız olan oturarak rüku yapar.

1. Boynun altına yüksekçe birşey koyulmalı
Oturarak da namaz kılamayan kişi, sırt üstü yatar ve ayaklarını kıble yönüne doğru uzatır. Boynunun altına mümkünse yüksekçe bir Şey konur.

2. Sırt üstü yatmak daha faziletli
Yüzü kıbleye yönelmiş olarak sağ yanı üzerine yatıp ima ile rükû yapabilir. Ancak gücü varsa, arkası üzerine yatması daha faziletli.

 

Bası ile de ima etmeye yetmeyen hastaların namaz durumu....
ima ile de namaz kılamayan kimseden, namaz mükellefiyetleri iyileşinceye kadar düşer. Bir görüse kadar, eğer bir günlük (bes vakit) ise kazaya kalır-, daha fazla ise sakıt olup, (uzun süreli baygınlık geçiren kimse gibi) kazasıyla da yükümlü olmaz. Diğer bir görüse göre az da olsa cok da olsa kazaya kalır, daha sonra sıhhatine kavuştuğunda bunları kaza etmesi gerekir. Hanefi mezhebinde bu görüşlerden her ikisine göre de fetva verilmiştir.